Rothschild Ailesinin Tarih Sahnesine Çıkışı

Britanya’daki Wellington Dükü Wellesley 1808’den itibaren Kıta Avrupası’nda Portekiz’de Napolyon’a karşı savaşmaktadır ve bu savaş uzun yıllar alır. Savaşın uzunluğu nedeniyle Britanya hükümeti maliyetleri karşılamak adına tahvil çıkartır ve bolca nakit elde eder. Fakat tahvil satışıyla gelen banknotlar uzak bölgelerde, yani Portekiz’de, işe yaramaz. Britanya Hükümeti’ne daha konvertibl para lazımdır yani dışarıda da kabul gören bir para. Altın sikke yollamaksa pahalı ve tehlikeli ama tek seçenek gibi durmaktadır.

Bu dönemlerde (1800’lü yılların başı) Nathan Rothschild ise İngiltere’den Almanya’ya tekstil ürünü satışı yapmaktadır ve bu satışlardan elde ettiği gelirlerle İngiltere’de banka kurar. Napolyon ise İngiltere’ye karşı ticari ambargo uygulatmaktadır. Rothschild ailesi amborgaya rağmen altın kaçakçılığında tecrübeli bir ailedir. Altın kaçakçılığı yapabilmesine de aslında Fransızlar göz yummaktadır zira merkantilist anlayışa göre değerli madenlerin İngiltere’den çıkması İngilizler’i zayıflatacaktır ve bu da Fransa’nın lehine bir durumdur. Rotschild ailesinin altın kaçakçılığındaki bu tecrübesi nedeniyle Britanya hükümeti Rothschild ailesine altın bulma konusunda talimat verir. Almanya, Fransa ve Hollanda’dan 600 milyon poundu geçmeyecek şekilde altın toplanmalıdır ve bu paralar da savaşan İngiliz ordusuna iletilmelidir. Portekiz’e böylesi yakın yerlerde Rothschild ailesi 1.2m£ civarı altın toplar. Rotschild ailesinin bankacılık ağları çok kuvvetlidir çünkü beş kardeş olarak Avrupa’ya yayılmışlardır. Bu beş kardeşten Nathan Londra’da, Amschel Frankfurt’ta, Carl Amsterdam’da, James ise Paris’tedir. Beşinci kardeş Salomon ıse joker olarak Nathan nerde görev verirse orada bulunmaktadır. Bu beş kardeş ülkeler arasındaki altın fiyatları farkından yararlanarak altın alım satımından kar elde etmeye çalışır. İktisatçı deyimiyle arbitraj yapmaktadırlar. Hangi ülkede altın fiyatı daha yüksek olursa o ülkede altın satışı yaparak kambiyo senedi alırlar. Alınan kambiyo senediyle de altının daha ucuz olduğu ülkeden daha çok miktarda altın almaktadırlar. Üstelik yaptıkları alım satımlar yüklü miktarlara ulaştığı için aynı zamanda fiyatları etkilediklerinden, kar daha da fazla olmaktadır. İngilizler için altın toplama talebi alan aile, aynı zamanda İngiltere’nin müttefiklerine yapmak istediği yardımı da organize eder. Toplanan altınlar Hollanda’dan İngiliz gemilerine yüklenerek Fransa’ya doğru ilerleyen Wellington’a gönderilecekti ve altın nakliyatı da bu işin önemli bir parçasıydı. Altın konusundaki deneyimleri ve bağlantıları İngilizler’in onları bu riskli işte kullanmalarına yol açıyordu ve işin riskli olması nedeniyle Rothschild ailesinin aldığı komisyonlar da haliyle yüksek oluyordu İngilizler’den.

Hikaye burda bitmiyor. 1814’te tahttan indirilen Napolyon bir sene sonra tekrar tahta dönüp imparatorluğu diriltmeye karar verir. Bunu haber alan Rothschild ailesi hemen altın alımı yapmaya başlar. Amaç önceki durumla aynı: ihtiyaç olduğunda hemen İngilizler’in isteği doğrultusunda Wellington’a göndermek. Rothschildler nerdeyse bulabildikleri tüm altınları toplarlar. Nathan Rothschild aynı zamanda İngiltere’nin müttefiklerine yapacakları yardımları da organize etmeyi teklif eder ve bu durum kazançlarını daha da artıracaktır. Rothschild ailesinin bu kadar altın alıp komisyon üzerinden İngilizler‘e verme planı yaparken aldığı risk ise savaşın uzun sürmeme ihtimaliydi. Eğer savaş kısa sürerse İngilizler bu altınlara ihtiyaç duymayacak ve altınlar Rothschild ailesinin elinde kalacaktı. Nitekim hiv beklenmeyen gerçekleşir ve Waterloo Savaşı kısa sürede biter, İngilizler zafer kazanır. Dolayısıyla İngilizler savaşın finansmanı için Rothschild ailesine ihtiyaç duymaz. Üstelik savaş döneminde hızla yükselen altının fiyatı da düşecektir. Büyük bir zararla karşı karşıya olan Rothschildler son bir hamle yaparak İngiliz tahvillerini toplarlar. Waterloo savaşının kazanılması ve borç yükünün düşecek olması nedeniyle tahvil fiyatlarının artmasını bekleyeceklerdir. Diğer kardeşler ümitsizken Nathan iki sene boyunca tahvil fiyatlarının yükselmesini buyuk bir sabırla bekler. İkinci yılın sonunda tahvil fiyarları %40 yükseldiğinde tahviller satılır. Nathan tahminlere göre bugünün değeriyle 600milyon £ civarı kar elde eder bu işten ve büyük bir servete ulaşır.

Hikayenin zayıf bir versiyonunda ise Rothschildler İngilizlerin Waterloo’da zafer kazandığını olay yerinde görmüş ve Wellington zaferi Britanya’ya bildirmeden önce fırtınalı Manş denizini aşarak henüz savaş sonucuyla fiyatlandırılmamış tahvilleri piyasadan toplamıştır. Britanya’nın zaferi resmen bildirildiğinde ise artan fiyatlardan tahvilleri satmışlardır. Hatta öyle ki Alman Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in yayınlanmasına izin verdiği bir filme göre (Die Rothschilds) Rothschildler İngilizler’in zaferini kesinleştirmek için bir Fransız generaline rüşvet vermiştir. Devamında da Britanya tahvil piyasasında savaşın sonucunu kasıtlı olarak İngilizler’in kaybettiği şeklinde soylenti yayıp fiyatları dibe vuran tahvilleri uygun fiyattan toplamıştır. Savaşın kazanıldığının ilanıyla birlikte de tahvil fiyatlarında büyük artış olmuştur. Goebbels’in filmin yayınlanmasına izin vermesinin altında Rothschild ailesinin Yahudi kökenli olması temel faktör olsa gerek.

Nathan Rothschild öldüğünde kişisel serveti Britanya GSMH’inin %0.62’si düzeyindedir. Dünyanın en büyük finansal gücüne ulaşmış olması nedeniyle kimilerince dünyayı yöneten beş büyük aileden birisi, kimilerine göre dünyadaki bütün kötülüklerin merkezi ve bu kötülükleri de itiraf etmiş ve yine bu itirafların da sadece internette araştırma yapan ve paylaşım sitesi facebook kullananların bilebildiği hanedanın tarih sahnesine çıkışı bu şekildedir.

Kaynak: Ferguson, N. (2008). The ascent of money: A financial history of the world. Penguin.