Dönüşümde Bir Ekonomi: Çin

Çin son 30 yılda, ekonomik büyüme bakımından olağanüstü başarılara imza attı. Şimdi ise, Çin’in uzun vadeli geleceği, ülke ekonomisinde, kamu yatırımları üzerinden iç tüketimini geliştirecek iddialı bir yeniden yapılandırmaya ihtiyaç duyuyor. Çin’in bu ekonomik dönüşümü sadece Çin için değil, aynı zamanda ABD ve batı ülkeleri için de gereklidir. Ayrıca hepimiz Çin’in küresel ekonomik süper güç olarak gelişen rolüne olduğu kadar, bu geçişe dair potansiyel sorunları da anlamalı ve bunların hepsine hazırlıklı olmalıyız.

Hala sürekli düşüşte olan 30 dolar altındaki petrol ve 2016 başı itibariyle Suudi Arabistan ile İran arasındaki, petrol fiyatlarının yeni bir silah olarak kullanması ile oluşan kriz, dünya hisse senedi piyasalarında birçok önemli düzenlemelere yol açtı.

Uzmanlar, ekonominin sonunun geldiğini tahmin ediyor ve herkes bundan Çin ekonomisini sorumlu tutuyor. Ama gerçekte, batı dünyası ve Wall Street, XI. Başkan1’ın yönettiği bu geçiş dönemini daha iyi anlamalı.

Çin güçlü bir lider ülke ve büyümeyi canlandırmak için 2008 Obama teşvikine benzeyen büyük bir teşvik paketini ortaya koymadan, ülkenin büyüme modelinin yeniden inşasına dönük yapılandırma çabalarına devam etmekte, ayrıca günümüzde şartlar oldukça farklı ve Çinli iktisatçılarda bunun açıkça farkındalar.

Bu noktada Çin’in olgunlaşmasına, ekonomisini daha uzun vadeli, daha sağlam temelli ve aynı zamanda daha düşük büyüme oranına dayandırması sürecine odaklanalım. On yıllardır Çin, karakteristik olarak,  %10+’lık bir büyüme oranına sahipti ve her iktisatçı böyle bir büyümenin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını biliyordu. Ne var ki Çin, beklenilenden daha iyi ve daha uzun bir performans gösterdi. 2016 Çin’i, süper güçlere meydan okuyan, eskiden olduğu gibi manipüle edilemeyecek bir para birimiyle, gerçek olmaya başlayan hukukun üstünlüğüyle (kuralıyla), yükümlülükler yaratan rolü ve uluslararası varlığıyla bir süper güçtür. Bu inanılmaz ve sürekli büyümeden dolayı Çin, ekonomisini canlandırmış ve yakında ABD orta sınıfının üç katı büyüklüğünde olacak olan büyük bir orta sınıf yaratmıştır. Bu itibarla Çin ekonomisindeki böylesi bir geçiş, tüketimle ilgili alt yapı projelerine yönlendirilmiş olan çok büyük bir devlet ve onun yaptığı yatırımlar kaynaklıdır. Çin bu yaşam biçimini 2016 ve daha sonrasında da devam ettirecektir. Küresel yatırımcılar ve işletmeler, bunu anlamalı ve batılı ülkelerin çoğu için bir hayal olan, %6,9’luk bir büyüme oranının olduğu dönemde panik yapmayı bırakmalılılardır.

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisini anlamadaki bu eksiklik, dünya çapında piyasalar açısından istikrarsızlığının kaynağı haline geliyordu. Öncelikle, Çin’in ABD gibi idare edilmediğini ve ekonomik aktörlerin bu koca gemiyi çekip çevirmeyi hala öğrendiklerini anlamamız gerekmekte. 2015 yazında gerçekleşen hisse senedi piyasası düzenlemesi sürpriz bir devalüasyonla birleşti ve daha sonra buna, Çin’in içinden ve dışından daha fazla yatırımcının, liderin, durgunluğu idare etme yetisini sorgulamasını da beraberinde getiren bir piyasa çalkantısı eklendi.

Amerikalı ve batılı uzmanlar 18.000 düzeyindeki Dow Jones endeksinin sürdürülebilmesi için bir teşvik istedi. Fakat Çin için en büyük risk yavaşlama değil, ekonomiyi gerçek dışı bir hızda teşvik etmesidir. Pekin liderliği bunu anlamakta ve beklenen yavaşlamayı küresel bir finansal kriz olarak görmemektedir. Gelecek yıllar açısından Çin ekonomisini daha geniş bir tüketim yelpazesi için ayarlamalı ve tüketici taleplerine uyum sağlamak amacıyla yapısal reformları hızlandırmalıdır. Çin, yapacağı düzenlemede gelecekte bir yeri olmayan sanayilerdeki fazla kapasiteyi ve bankalara yardımcı olmak için satılmamış ev stoklarını azaltmalı ve 90’lardaki ‘Tasarruf ve Borç Krizi’nin bir Çin versiyonuna zemin hazırlamamalıdır. Çin bunları da piyasalarında yatırım yapma amacındaki yabancı ve özel işletmelere kapılarını daha fazla açarak, tahsil edilemez durumdaki alacakları defterden silerek, ekonomiye destek amaçlı değişiklikleri teşvik ederek ve imalat sanayisine dayalı üretimden en yüksek kalitede ürün ve hizmetlerin üretimine dönük olacak şekilde yapmalııdır.

Ama bu plan oldukça zorlayıcıdır ve XI. Başkan ekonomiyi, yüksek işsizlikten uzak tutmaya yönlendirmelidir. Bu nedenle, uzunca bir zaman milyonlarca iş garantisi verebilen ‘Yeni İpek Yolu’ gibi büyük alt yapı projelerini görmeye devam edeceğiz. Zaman Pekin’in ekonomiyi dönüştürmesinin tam zamanıdır.

Çin’in, kültürel açıdan uzun vadeli felsefi bir tutumu vardır ve liderler bunu bilirler.  XI. Başkan, kaçınılmaz olan zorluklar ve dönüşümden kaynaklanan oynaklıklarla baş etmek zorunda kalacaktır. Bu yüzden Çin, ekonomisinin çok sert bir şekilde yavaşlamasına izin vermeyecek, 2016 yılında maliye ve para politikalarını, muhtemelen buna göre düzenleyecektir.

Genel olarak ekonomisinin bütününde görülen yavaşlamaya rağmen veriler, Çin ekonomisinin yeniden yapılandırmasında bazı ilerlemeler kaydettiğini gösteriyor. Geçen yıl ilk defa, hizmetler sektörü ekonominin yarısından fazlasını oluşturmuş ve payı % 50,5’e çıkmışken, bu süre içinde imalat sektörünün payı % 40,5’e düşmüştür.

Dünyanın büyük bir üreticisi olan Çin’den uzaklaşmak şöyle dursun, Çin’den gelen daha fazla hizmet, lüks ve pahalı ürünler görmeye hazırlıklı olmalıyız.

Hazır mıyız? Çin’e yönelmiş ‘iş’ konsepti yakında tersine dönebilir ancak bu,  bunun batı ülkelerinde zenginliğe yol açacağı anlamına gelmez.

1XI. Başkan: Xi Jinping (çevirenin notu)

Çevirinin Orijinal Sayfası:  http://www.libra6management.com/china-economy-transition

Yorum Ekleyin

Yorum yapmak için tıklayınız