Bir Doktora Öğrencisinin Amerika’ya Dair Gözlemleri

52E3373C-F239-4C9C-9831-EBE508722255_mw1024_s_nAmerika’ya Yönelik Tespitler

Türkiye’den bir öğrenci olarak Amerika ile yolu ilk defa kesişecek olan herkesin öncelikle ‘Amerika’da Türk olmak’ isimli 13 bölümlük belgeseli izlemelerini tavsiye ediyorum. Bu belgesel neler ile karşılaşabileceğiniz noktasında size yol gösterici olabilir. Gelmeden önce ve geldikten bir süre sonra aynı belgeseli tekrar izleyin, bakış açınız çok farklı olacak…

Amerika’da kısa süreli de olsa yaşama imkanı bulmuş olan bir öğrenci olarak sizlere bazı konular hakkında bilgiler vermek istedim.

İlk defa ABD’ye geliyorsanız benim sizlere tavsiyem mutlaka gideceğiniz yerde bulunan Türk’lerle bağlantıya geçiniz.

Hiç kimseyi tanımıyor musunuz? Nasıl bir bağlantı bulabiliriz diye korkuyor musunuz? Sizlere birkaç öneri: Biraz iddialı olabilir ama bence Dünya’da Türk’lerin olmadığı hiç bir köşe, bucak yok 🙂 Eğitim için gidiyorsunuz, gideceğiniz üniversitede mutlaka “Turkish Student Association” tarzında örgütlenmiş (hiç bir çıkar gözetmeyen) küçük kapsamlı Türk bir topluluk vardır. Bu ve benzeri anahtar kelimeler ve sonrasında ekleyeceğiniz üniversitenizin adı ile herhangi bir arama motorunda kısa bir araştırma yaptığınızda mutlaka karşınıza bir şeyler çıkacaktır. Hiçbir şey bulamadınız mı? O halde ilgili üniversitenizde sizinle aynı bölümde okuyan ya da farklı bölümlerde olan doktora (Phd) ya da yüksek lisans (Master) öğrencilerini araştırarak Türk bir isim bulmaya çalışın. Amerika’da her bölümde Phd ya da Master yapan tüm öğrencilerin isimleri ve iletişim bilgileri ilgili bölümlerin sayfalarında bulunmaktadır. İletişime geçeceğiniz bütün Türk’ler eminim sizin için yol gösterici olacaktır. Kendilerinin de aynı aşamalardan geçtiklerini unutmadılarsa tabi 🙂

Amerika’da nerede kalacaksınız?

Ben Amerika’ya Eylül ayının ortalarında geldim. Amerika’da üniversite eğitim dönemi Ağustos ayı ortalarında açılmaktadır. Bu sebeple bana Eylül ayında yer bulmada sıkıntı yaşayacağımı söylediler. Ancak gittiğimde gördüm ki verilen bu bilgi yanlışmış. Pek ala ve kolay bir biçimde hangi tarihte giderseniz gidin mutlaka bir yer buluyorsunuz. Bu konuda korkmanıza gerek yok. Sadece tercih kümenize uygun ev seçenekleri (okula yakın olsun, house tarzı olsun, maksimum iki kişilik olsun, apart olsun ya da olmasın vb.) azalabilir ancak orta yolu bulabileceğiniz bir alternatif mutlaka karşınıza çıkar. Kalacağınız yeri ayarlama noktasında da bağlantıya geçtiğiniz Türklerden yardım almanızı öneriyorum. Hatta gitmeden önce kriterlerinize uygun birkaç ev seçeneği belirlemiş olarak giderseniz orada zaman kaybetmeden düşündüğünüz yerleri görme imkanınız olur. Önemli bir site önerisi:

https://www.craigslist.org/about/sites#US

Bu siteden gideceğiniz Eyalet ve şehre göre arama kriterlerinizi daraltarak ev, araba, eşya ve diğer tüm ihtiyaçlarınız ile ilgili birçok konuda bilgi sahibi olabilirsiniz.

Ulaşımı nasıl sağlayacağım?

Gideceğiniz eyalet ve şehir içindeki ulaşım sistemi sizin ulaşım konusunda nasıl hareket etmenizi belirleyecektir. Benim bulunduğum şehirde toplu taşıma sistemi gibi bizim alışkın olduğumuz bir ulaşım sistemi yok. Bu sebeple kendi arabamı almak zorunda kaldım.  Eğer metropol bir şehre gidiyorsanız mutlaka ulaşım ağı gelişmiş olacaktır, araba almanıza gerek kalmayabilir.

Kendi durumumdan yola çıkarak araba almak isteyenler için birkaç açıklama yapabilirim. Arabalar bayağı, hem de bayağı ucuz. Ne kadar ucuz olabileceği ile ilgili aklınızda somut bir şey oluşması adına şöyle bir örnek verebilirim, 2007 model Kia Sportage, 130 bin mile’de 3 bin $’a aldım. Yukarıda eklediğim linkten de göreceğiniz üzere araba fiyatları bayağı uygun. Araba alırken arabanın çok hasarlı olmaması konusunda dikkatli olmanızı öneririm. Çünkü işçilik ve parça maliyetleri bir hayli yüksek. Biraz fazla para verip, sorun yaşamayacağınız bir araba almak sizin için daha iyi olabilir. Hatta almayı düşündüğünüz arabayı almadan önce bir uzmana (expert) göstermekte fayda var.

Benzin fiyatı nasıl peki?

Onu da şu şekilde somutlaştırabilirim, 12 Galon benzine 20$ gibi bir para ödüyorum.

Türkiye’deki Ehliyetiniz ABD’de geçerli mi? 

Evet geçerli ancak 6 ay süre ile geçerli. Eğer 6 aydan daha fazla kalacaksanız mutlaka burada hem yazılı sınava hem de sürüş testi sınavına girmek ve bulunduğunuz eyalete yönelik ehliyet almak zorundasınız. Bulunduğunuz eyalete yönelik ehliyet almanız sadece o eyalette ehliyetinizin geçerli olduğu anlamına gelmiyor, ABD’nin bütün eyaletlerinde geçerli olmaktadır. Sınav aşırı derecede basit, hiç korkmanıza gerek yok, Türkiye’deki ehliyet sınavını geçen herkes bu sınavı gözü kapalı geçer 🙂 Türkiye’deki ehliyet sınavında çıkan sağlık ve motor ile ilgili kısımlardan soru yok, sadece trafik kısmı ile ilgili sorular oluyor. Sınav için online randevu alıyorsunuz, toplamda 20 soru soruyorlar, 3 yanlış cevap ve yanılmıyorsam 3 pas (tekrar aynı sorulara dönüyorsunuz) hakkınız var, süre sınırsız, ayak üzeri dokunmatik bilgisayarda sınav sorularını 10 dakika gibi bir sürede cevaplıyorsunuz ve bitirdiğinizde karşınızda geçtiğiniz ya da kaldığınız yazıyor. Yazılı sınavı geçtikten sonra da sürüş testi sınavına giriyorsunuz. Yine de çıkmış sorulara bakmakta fayda var tabii. Çünkü Türkiye’de olmayan farklı işaretler, lambalar ve geçişlerle karşılaşıyorsunuz.

Araba konusunda ekleyeceğim birkaç şey daha var. Araba almanın maliyeti tabi ki sadece arabaya ödemiş olduğunuz tutar değil. Arabanıza yaptıracağınız sigorta, 6 ayda bir yenilemek zorunda olduğunuz plaka pulu, ehliyet için ödeyeceğiniz ücret, park yeri ücreti vb. diğer ödemeniz gereken maliyetler. Bunları hesaba kattığınızda araba fiyatının üzerine 1 yıl için maksimum 1000$ daha eklenmektedir. Son olarak ABD’de araba park edecek yer bulmak çok büyük bir sıkıntı. En azından benim bulunduğum üniversite için bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Park yeri ücreti ödemiş olsanız dahi eğer saat 9’dan sonra okula giderseniz arabanızı park edecek yer bulamayabilirsiniz. İstanbul’da insanlar trafiğe kalmamak için yola erken saatlerde çıkarken burada arabayı park edecek yer bulabilmek için erken saatlerde yola çıkıyoruz 🙂

Ulaşım tabi ki sadece araba ile sağlanmıyor. Bisiklet, kaykay, paten gibi birçok çeşit ile kampüs içinde ya da dışında ulaşımını sağlayan birçok öğrenci görebilirsiniz. Biz Türkler bu ulaşım şekillerine (ne yazık ki!) pek alışkın olmadığımız için araba ile ilgili kısmı daha geniş tuttum .

 Gıda, yeme ve içme?

Buraya gelmeden önce herkes orada hiçbir şey bulamayacaksın, aç kalacaksın, sürekli hamburger yiyeceksin vb. cümleler kurmuştu. Biz Türk’ler biraz abartmayı severiz 🙂 , gelince buna bir kez daha hak verdim. Türkiye’de olan çoğu şeyi ABD’de bulabiliyorsunuz. ABD’de olmayan değil aslında, Türkiye’deki tarzda olmayan bazı şeyler mevcut. Örneğin çay, Türkiye’deki gibi kiloluk pakette çaykur vb. markalara ait çay bulamazsınız, ancak onun ikamesi sayılabilecek paketlerde sallama siyah çaylar ya da demlik poşetleri bulabilirsiniz. Peynir, yine Türkiye’deki tadı birebir bulabileceğiniz seçenek çok az ancak yine onun ikamesi sayılabilecek kaşar peyniri ve türevlerini bulabilirsiniz. Yoğurt, yine aynı şekilde Türkiye’deki gibi büyük 4-5 kg’lık küçük kovalarda! değil, daha küçük 500 gr’lık halde bulabilirsiniz. En olmadı süt alıp, yoğurdunuzu kendiniz evinizde yapabilirsiniz 🙂 Salça, genelde buradaki salça kavramı domates sosu olarak algılanıyor, Türkiye’deki gibi biber salçaları bulma ihtimaliniz düşük ancak domates sosları da yine diğer şeylerde olduğu gibi ikame görevi üstlenebilir. Sebze anlamında Türkiye’de olup burada olmayan bir şeye denk gelmedim, ancak burada olup Türkiye’de olmayan birçok tropik meyveye denk gelebilirsiniz. Et ve tavuk konusuna gelince çok fazla seçeneğiniz var.  Ancak bu ürünlerin helal kesim olup olmaması gibi bir hassasiyetiniz varsa, almadan önce bir kez daha düşünmenizde fayda var.  Balık seçeneği ise Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha kısıtlıdır ancak yine de sizin ihtiyacınız karşılayacak balık türleri de mevcut diyebilirim.

Gıda fiyatlarına gelince, eğer $’ı TL cinsinden düşünüp alışveriş yaparsanız, size gıdanın çok pahalı olduğunu söyleyebilirim. Tabi bu açıklamaları satın alma gücü paritesini göz önüne almadan yapıyorum. Türkiye’de para kazanıp burada harcayan biri olunca ister istemez insan her şeyin parasını TL cinsinden düşünüyor.  Temel bazı ihtiyaçlar Türkiye’ye göre pahalı. Örneğin “benzin sudan ucuz” lafı abartı değilmiş (en azından bu konuda çok abartmamışlar :)). Su almamak için filtreli sürahi tarzı gereçler kullanıyorlar, çeşme suları arıtılarak içiliyor. Ya da üniversite kampüslerinde sensor sistemi ile çalışan ve suluklarınıza su doldurabileceğiniz aletlerden yararlanmak için suluk! alabilirsiniz.  Ekmek yine pahalı olan gıda malzemelerinden biri. Aslında gıda genel olarak Türkiye’ye kıyasla pahalı. Hatta genel olarak ‘bu’ Türkiye’de daha ucuz diyebileceğim bir gıda ürününe sanırım denk gelmedim.

Çalışma İzni

ABD’ye eğitim amaçlı gelen kişilerin sahip oldukları vize türü genelde F1 veya J1 olmaktadır. ABD’de bulunan üniversite, dil okulları gibi kurumlarda eğitim almak istiyorsanız F1 vizesine başvurmanız gerekmektedir. Değişim öğrencisi ya da ziyaretçi gibi bir amaçla gidiyorsanız J1 vizesine başvurmanız gerekmektedir. Sahip olduğunuz vize türüne göre çalışma izniniz farklılaşmaktadır.  Bu vize türlerinin ayrıntısı için ABD Konsolosluğu sayfasını inceleyebilirsiniz.

F1 öğrenci vizesine sahip olan kişiler eğitimlerinin ilk yılında kampüs dışında çalışamamaktadır ancak kampüs içerisinde çalışmalarında bir engel yoktur. İlk yıldan sonra ise kampüs dışında çalışabilmektedirler. F1 vizesine sahip olan öğrenciler Amerikan Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) formunu doldurmalarına gerek kalmadan kampüs içerisinde çalışabilirler. Haftada 20 saat kampüs içerisinde çalışma izinleri bulunmaktadır. J1 vizesine sahip kişiler ise çalışma için özel bir izne tabidir. Çalışma, değişim ya da ziyaret programının bir parçası olmadığı sürece J1 vizesine sahip kişiler çalışamazlar. ABD’de kampüs içerisinde öğrencilerin çalışması oldukça yaygındır. Eğitim sisteminin pahalı olması da tabi öğrencileri çalışmaya sevk etmektedir.

Zaman kısıtımdan dolayı şimdilik söyleyebileceklerim bunlar. Umarım keyifle okumuşsunuzdur.

ABD’ye gelişin en güzel yanı Türkiye’ye geri dönüşüdür 🙂

Yorum Ekleyin

Yorum yapmak için tıklayınız