Havalelerin Ekonomideki Rolü

remittance

Yazar: Dilip Ratha
Çeviri: Zeynep Sarıbaş

Birçok ülke için, yurtdışında çalışan vatandaşlardan gelen para kalkınma için olmazsa olmaz.

Göçmenler kazanımlarının bir kısmını nakdi veya ayni şekilde ailelerine destek olmak için evlerine gönderdikleri bu transfer işçinin veya göçmenin havaleleri olarak bilinir. Bu fonlar son birkaç yılda hızla büyümekte ve şimdilerde birçok kalkınmakta olan ülke için yabancı kaynağın en büyük kısmını oluşturmaktalar.

Birçok transfer gayri resmî yollardan gerçekleştiği için havale akışının gerçek boyutunu tahmin etmek zor. Dünyada, resmi kayıtlara yansıyan göçmen havalelerinin 2011’de 351 milyar doları kalkınmakta olan ülkelere akacak şekilde 483 milyar doları geçmesi beklenmekte. Bu akışlar ödemeler dengesinde kaydedilmekte; tam olarak nasıl kaydedilmeleri gerektiği ise uluslararası teknik bir grup tarafından değerlendirilmekte. Resmi yollardan yapılan kayıt dışı akışların ise kayıtlı akışlardan en az yüzde 50 daha fazla olduğu düşünülmekte. Bu havaleler sadece çok büyük değil aynı zamanda doğrudan yabancı yatırım gibi büyük oranı az sayıda büyük gelişen pazarlara akan sermaye akışlarından daha dengeli dağılmakta. Esasında, bu havaleler düşük-gelirli ülkeler için özellikle önemli. Düşük-gelirli ülkelere havale akışları bu ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılalarının (GSYH) yüzde 6’sını oluşturmaktayken orta-gelirli ülkelerde yaklaşık olarak GSYH’nin yüzde 2’sidir.

Paranın ulaşması

Tipik bir havale işlemi üç adımda gerçekleşmektedir:

  • Adım 1: Göçmen gönderici havaleyi gönderici aracıya nakit, çek, ödeme emri, kredi kartı, banka kartı veya e-posta, telefon veya internet yoluyla gönderilen borç talimatı ile öder.
  • Adım 2: Gönderici aracı, alıcının ülkesindeki kendi aracısına havaleyi ulaştırma talimatı verir.
  • Adım 3: Ödeyici aracı yararlanıcıya ödemeyi yapar.

 

Aracılar arası anlaşmaya gelince, çoğu durumda gerçek zamanlı fon transferi gerçekleşmez, onun yerine gönderici aracı tarafından ödeyici aracıya olan borç üzerinde anlaşılmış bir plana göre periyodik olarak ticari bir banka aracılığıyla ödenir. Resmi olmayan havaleler ürün ticareti ile ödenir.

Havale işleminin maliyetleri; gönderici tarafından ödenen gönderici aracı tarafından alınan bir harç ve diğer ülkedeki alıcıya yerel para biriminden ulaştırmak için döviz çevirme harcıdır. Bazı daha küçük para transfer işletmeleri yararlanıcının havaleyi alabilmesi için de bir harç ödemesini gerektirir, muhtemelen beklenmedik döviz kuru hareketlerini kapatmak için. Ayrıca, havale aracıları (özellikle bankalar) fonları yararlanıcıya ulaştırmadan önce yatırım yaparak dolaylı olarak faiz (ya da “dalga”) şeklinde bir harç daha kazanabilir. Dalgalanma gecelik faiz oranları yüksek olan ülkelerde çok önemli olabilir.

Havaleler tipik olarak iyi niyetli bir birey veya aile üyesinden bir başka birey veya hane üyesine transferlerdir. Alıcının belirli ihtiyaçlarını karşılamaya ve böylece yoksulluğu azaltmaya yöneliktir. Çok ülkeli analizler havalelerin nüfusta fakir insanların oranını azalttığını göstermişlerdir (Adams and Page 2003, 2005; Gupta, Pattillo, and Wagh 2009). Aslında, güncel hane halkı anketlerine dayalı, Dünya Bankası çalışmaları, uluslararası havale alımlarının (yoksulluk sınırı altında kalan nüfus oranı şeklinde ölçülen) yoksulluğu Uganda’da yaklaşık yüzde 11, Bangladeş’te yüzde 6 ve Gana’da yüzde 5 oranında azaltmakta yardımcı olduğunu öne sürmektedir. Nepal’de 1995 ve 2004 arası siyasi uyuşmazlık döneminde yoksullukta yüzde 11 azalmanın beşte biri ile yarısı arasında oranın havalelerden sağlandığı düşünülmektedir.

Daha yoksul hanelerde, havaleler temel tüketim malzemelerini, barınma ve çocukların eğitimi ve sağlık giderlerini finanse edebilir. Daha zengin hanelerde, küçük işletmeler ve girişimsel aktiviteler için sermaye sağlayabilir. Ayrıca ithalat ve dış borç servisleri için de yardımcı olur, bazı ülkelerde bankalar gelecek havaleleri teminat olarak kullanarak denizaşırı finansman sağlamışlardır.

Sermaye akışlarından daha stabil

Havale akışları sermaye akışlarından daha stabil olmaktadır ve ayrıca konjonktüre karsidir—ekonomik darboğazlarda veya doğal afet sonrasında göçmenin kendi ülkesinde özel sermaye akışları azaldığında artar. Siyasi çatışmadan etkilenen ülkelerde sıklıkla fakir kesime ekonomik cankurtaran sağlar. Dünya Bankası Haiti’de 2011’de GSYH’nin yüzde 12’sini oluşturduklarını, Somali’nin bazı bölgelerinde ise 2006’da GSYH’nin yüzde 70’ten fazla bir kısmını açıkladıklarını tahmin etmektedir.

Daha yakın zamanlarda Birleşik Devletler veya batı Avrupa ülkeleri gibi kaynak ülkelerdeki finansal krizlere karşı da dirayetli çıktı. Krizler göçmenlerin gelirlerini etkiledi fakat göçmenler tüketimlerin ve kira giderlerini kısarak gelir kaybınıabsorbe etmeye çalıştılar. Krizden etkilenen örneğin inşaat sektöründe olanlar diğer sektörlerdeki işlere yöneldi (restoranlar veya tarım gibi). Kriz yeni göç akışını düşürürken ev sahibi ülkeye tekrar giriş mümkün olmazsa korkusu ile geri göçten de vazgeçirdi. Böylece, göçmen sayısı —ve sonuçta havaleler— 2008’de başlayan küresel finansal krizde bile artmaya devam etti.

Havalelerle ilişkilendirilen birkaç muhtemel maliyet bulunmakta. Eğer göç eden işçiler yüksek nitelikli ise veya gitmeleri işçi açığı yaratıyorsa bunun ülkelere maliyeti olur. Ayrıca, eğer havaleler çok fazlaysa, alıcı ülke döviz kurunun değerlenmesiyle karşılaşabilir bu da ekonomisini küreselde daha az rekabetçi hale getirebilir. Bazıları da havalelerin alıcının çalışmak için teşvikini körelterek bağımlılık yarattığını ve böyle ekonomik büyümeyi yavaşlattığını iddia ediyor. Fakat diğerleri bazı deneysel çalışmalarda gözlemlenen havaleler ile büyüme arasındaki negatif ilişkinin havalelerin konjonktüre karsi doğasını, yani havalelerin büyüme üzerindeki değil de büyümenin havaleler üzerindeki etkisini, yansıttığını ileri sürer.

Havalelerin ayrıca insani maliyetleri olabilir. Göçmenler bazen çok büyük fedakarlıklar yapmak durumundadırlar –sıklıkla aileden ayrı kalmak gibi- ve başka bir ülkede iş bulma riskine maruz kalırlar. Ve havale göndermeye yetecek kadar biriktirebilmek için oldukça fazla çalışırlar.

Yüksek işlem maliyetleri

İşlem maliyetleri büyük havaleler (ticaret, yatırım ya da yardım amaçlı yapılanlar gibi) için genelde mesele değildir çünkü anaparanın yüzdesi olarak küçük kalırlar ve büyük uluslararası bankalar büyük değerde havaleler için rekabetçi hizmetler sunmaya hazırdırlar. Fakat daha küçük havaleler –$200 ve altı diyelim, yoksul göçmenler için tipik bir bir miktar– havale ücreti genelde ortalama yüzde 10’dur ve daha küçük göç yollarında yüzde 15-20 gibi yüksek değerlere çıkabilir (tabloya bakınız).

Transfer maliyetleri
Transfer edilen anaparanın bir yüzdesi yerine havale harçları sabit bir fiyat olsaydı kayda değer bir şekilde düşerdi. İki ülke arasında $200 göndermenin yaklaşık maliyeti (anaparanın yüzdesi olarak)
PTİ1 Bankalar Havale2
Avustralya–Papua Yeni Gine 15.3 18.1
Almanya–Sırbistan 6.6 20.9
Japonya–Brezilya 10.1 18.1
Malezya–Endonezya 1.9 7.1
Yeni Zelanda–Tonga 9.4 18.2
Rusya–Ukrayna 2 1–2
Güney Afrika–Mozambik 11.8 22.4
Güney Afrika–Zimbabve 15.8 19.2
Suudi Arabistan–Pakistan 3.3 3
Birleşik Arap Emirlikleri–Hindistan 2.5 13.1 1–2
Birleşik Krallık– Hindistan 2.4 5
Birleşik Krallık–Filipinler 6.2 4.9
Birleşik Devletler–Kolombiya 6.2 17.5
Birleşik Devletler–Meksika 6.7 3.6
Birleşik Devletler–Filipinler 6.5 10
    Kaynak: World Bank Remittance Prices Worldwide database; and World Bank
Global Economic Prospects 2006: Economic Implications of Remittances and Migration.
Notlar: — elde edilemeyen veriyi göstermekte. Veriler 2011’in üçüncü çeyreği için. Değerlere döviz değişim masrafı dâhildir, Rusya-Ukrayna arası haricinde.1PTİ: para transfer işletmeleri.2Havale; geleneksel finansal kanalların dışında —genel olarak Orta Doğu ve Afrika ve Asya’nın diğer bölgelerinde— işlem yapan gayri resmî para transferini ifade etmektedir.

 

İşlem maliyetlerini azaltmanın alıcı ailelere yardımı kayda değer olurdu. Birtakım faktörler işlem maliyetlerini azaltabilir:

Öncelikle, havale ücreti anaparanın yüzdesi değil düşük sabit bir miktar olmalı, çünkü havale hizmetinin maliyeti anaparanın miktarına bağlı değildir. Aslında, havale işleminin gerçek maliyeti –işçi, teknoloji, iletişim ağları, ve kira dâhil– şu anki harç seviyesinin çok altındadır.

İkinci olarak, daha fazla rekabet fiyatları aşağı çekecektir. Yeni piyasa oyuncularının girişi teminat ve sermaye gerekliliklerini uyumlandırarak ve düşürerek, ve aşırı düzenlemeye (para transfer işletmeleri için bütün bankacılık izinlerinin gerekmesi gibi) engel olarak kolaylaştırılabilir. Dünya Ticaret Merkezi’ne 9/11 saldırılarından sonra para aklama veya terör finansmanı sebebiyle para hizmeti işletmelerinin aşırı detaylı tahkiki, ilişkide oldukları bankalarla hesaplarını tutmalarını zorlaştırarak Birleşik Devletlerdeki birçoğunu kapanmaya zorladı. Para aklama ve terör finansmanını azaltmak için düzenlemeler gerekli olmakla birlikte, bunlar meşru para hizmeti işletmelerinin ilişkide oldukları bankalarla hesaplarını tutmalarını zorlaştırmamalı. Düzenlemede risk-temelli bir yaklaşım kullanmak –sadece şüpheli işlemlerin kontrol edilmesi ve küçük işlemlerin, $1000 altı diyelim, kimlik kanıtı ve adres gerekliliğinden muaf tutulması gibi–  havale maliyetini düşürebilir ve akışı kolaylaştırabilir.

Birleşik Devletler–Meksika koridorunda rekabetin harçları düşürmeye teşvik ettiği bir örnekte havale harçları 1999’da $26($300 göndermek için)’dan yüzde 50’den fazla oranda 2005’te $12’a düşmüştü. Harçlar o zamandan sonra sabitlenmiş görünüyor. Ayrıca, bazı ticari bankalar havale servisini, müşterileri mevduat ve kredi ürünlerine çekmek için bedava temin etmeye başladı. Ve bazı ülkelerde, yeni havale araçları–cep telefonu, akıllı kart veya internet bazlı– ortaya çıktı.

Üçüncü olarak, havale hizmeti sağlayıcılarla mevcut kurye ve perakende ağları arasında birebir olmayan ortaklıklar kurulması havale hizmetlerinin ödeme ağları geliştirmek için büyük sabit yatırımlar gerekmeden genişlemesini sağlar.

Dördüncüsü, yoksul göçmenlerin bankacılık hizmetlerine daha fazla erişmeleri sağlanabilir. Bankalar para transfer işletmelerinden daha ucuz havale hizmeti verme eğilimindedir. Hem gönderici hem de alıcı ülkeler merkez-ülke bankaları denizaşırı faaliyet göstererek, bankaların hesap açmak için kabul ettiği kimlik kartları (Meksika’daki matricula consular gibi) vererek, ve mikrofinans kuruluşları ve kredi birliklerinin havale piyasasına katılımını kolaylaştırarak göçmenlerin bankacılık erişimini artırabilir.

Akışları artırmak

Hükümetler havale akışlarını artırmak ve bunları verimli kullanımlara yönlendirmek için sıklıkla teşvikler kullandılar. Fakat bu gibi politikalar finansal hizmetlere erişim veya maliyetlerin düşürülmesinden daha problematik. Vergi teşvikleri havaleleri çekebilir, ama aynı zamanda vergi kaçırmaya da yönlendirebilir. Havaleleri yatırımları yönlendirme çabaları çok düşük başarı oranı elde ederken, göçmen derneklerinin havalelerini çekmek için kullanılan fon-eşleşme programları diğer yerel fon önceliklerinden uzaklaştırabilir. Temel olarak, havaleler diğer hane gelirleri gibi davranılması gereken özel fonlardır. Birikimleri artırma ve harcamaların dağılımını geliştirme çabaları havaleleri hedeflemekten ziyade genel yatırım ortamında düzeltmelerle ulaşılmalıdır.

Dilip Ratha Dünya Bankası Göç ve Havaleler Birimi Baş Ekonomisti ve Yöneticisidir.

Referanslar

Adams Richard H., Jr., and John Page, 2003, International Migration, Remittances, and Poverty in Developing Countries, World Bank Policy Research Working Paper 3179(Washington).

———2005, “Do International Migration and Remittances Reduce Poverty in Developing Countries?” World Development, Vol. 33, No. 10, pp. 1645–66.

Gupta, Sanjeev, Catherine Pattillo, and Smita Wagh, 2009, “Impact of Remittances on Poverty and Financial Development in Sub-Saharan Africa,” World Development, Vol. 31, No. 1, pp. 104–15.

Kaynak: Remittances: Funds for the Folks Back Home

Yorum Ekleyin

Yorum yapmak için tıklayınız