Taylor Kuralını Anlamak Üzerine Bir Deneme

john_taylorTaylor 2001-2005 yılları arasında ABD’de Hazine Bakan Yardımcısı olarak da görev yapmış olan Stanford Üniversitesi’nden John B. Taylor‘dur. Taylor, 1990’lı yıllarda, FED’in uyguladığı politikaları izleyerek, bir para politikası kuralı ortaya koymuştur. İlerleyen zamanlarda da bu kurala onun adına itafhen “Taylor Kuralı” denilmiştir. Taylor’un bu konu hakkındaki orijinal makalesine buradan ulaşılabileceği gibi, ayrıca bu sayfadan  da konu hakkındaki diğer çalışmalara ulaşılabilir.

Taylor’un geliştirdiği kuralın orjinalinde merkez bankası, politika faizlerini enflasyonun hedeften ve çıktının potansiyel çıktı düzeyinden sapmasına (yani büyümeye) göre indirip yükseltir. Bu tam da ABD’de FED’in uyguladığı politikadır. Enflasyon hedeflemesi sistemini uygulayan ülkelerde ise, bu politika söylemde sadece enflasyona bakılarak uygulanıyor gibidir. Fakat bu pek de gerçeği yansıtmaz. Özellikle enflasyon hedeflemesinin dezenflasyona (yani yüksek enflasyonun düşürülmesine) değil de enflasyonun belli bir düzeyde tutulmasına yönelik olarak uygulandığı ülkelerde büyümede tamamen göz ardı edilmez. Bu arada Taylor Kuralı’nı sadece enflasyonu dikkate alacak şekilde daraltanlar olduğu gibi başta reel kur seviyesi olmak üzere başka değişkenleri de dikkate alacak şekilde genişletenler de olmuştur. Reel kur seviyesinin dikkate alınması tabii ülkenin rekabet gücüyle ve dış dengesi ile yakından ilgili olduğunun düşünülmesindendir.

Taylor kuralı hedeflenen enflasyon oranını nominal çıpa olarak içeren bir faiz haddi kuralıdır. Para otoritesinin enflasyonu yada, fiyatlar genel düzeyini kontrol altında tutma yükümlülüğü, faiz kuralına nominal çıpa sağlamaktadır. Taylor kuralında para politikası aracındaki değişim enflasyonun hedeflenen, üretimin potansiyel düzeyinden sapmasına göre belirlenir.
Taylor gerçekleşen enflasyonun hedeflenenden sapması ve üretim açığının bir fonksiyonu olarak tanımladığı faiz oranı aracına göre oluşturduğu kuralın, sadece para politikasının iyi bir tanımı değil aynı zamanda makul bir politika önerisi olduğunu iddia etmiştir (Österholm, 2003: 1).

Taylor kuralı ekonominin durumuna bağlı olarak kısa dönemli nominal faiz oranı (dolayısıyla reel faiz oranı) düzeyinin belirlenmesini önermektedir. Buna göre nominal faiz oranı için hedef dört faktöre bağlıdır.

İlk faktör cari enflasyon oranıdır. İkinci faktör ise denge reel faiz oranıdır. Cari enflasyon oranı ve reel faiz oranı toplamı nominal faiz oranını vermektedir. Üçüncü faktör, gerçekleşen enflasyonun hedeflenenden sapmasına dayalı olarak enflasyon açığının ayarlanmasıdır. Bu faktör enflasyon oranının hedeflenen düzeyden yüksek olması durumunda, nominal faiz oranlarının yükseltilmesi ve enflasyon oranı hedeflenen düzeyin altında ise nominal faiz oranının düşürülmesi gerektiğini belirtir. Dördüncü faktör, potansiyel reel üretim ve reel üretim arasındaki farka bağlı olarak üretim açığının ayarlanmasıdır. Bu faktör üretim açığı pozitif olduğunda (reel üretimin potansiyel reel üretiminin üzerinde olması), nominal faiz oranının yükseltilmesi ve üretim açığı negatif olduğunda faiz oranının düşürülmesi gerektiğini ortaya koyar. Bu faktörler Taylor kuralının pek çok önemli yönünü özetlemektedir.

Taylor kuralında yer alan ikinci ve üçüncü faktörler maksimum sürdürülebilir bir büyümeyi teşvik eden düşük ve istikrarlı bir enflasyonun hedeflendiği para politikasının iki amacını özetlemektedir (Kozicki, 1999: 5-7). Taylor tarafından ortaya konulan basit para politikası kuralı aşağıdaki formül ile gösterilmektedir:

taylorrule

Bu eşitliğe göre, gerçekleşen enflasyon ile hedeflenen enflasyon arasındaki fark ve üretimdeki değişmeler esas alınarak faiz oranında değişiklik yapmak şeklindeki para politikası stratejisini belirlemek mümkündür (Şıklar, 2002: 4).

Taylor bu eşitliği ekonometrik olarak tahmin etmemiştir. Merkez Bankasının hem enflasyon hem de üretimden sapmaların katsayısını 0,5 olarak belirlediğini varsaymıştır (Mehra, 2001).

Taylor Kuralına Yönelik Eleştiriler

Taylor kuralının en büyük avantaj ve dezavantajı bu kuralın basit olmasından kaynaklanmaktadır. Bu kuralın basit olması, ekonomik birimler tarafından çok kolay anlaşılabilmesini ve kontrol edilebilmesini sağlar. Taylor kuralı hem enflasyon hem de, üretim istikrarına yönelen merkez bankaları için uygun bir para politikası kuralıdır. Reaksiyon fonksiyonunda yer alan enflasyon açığı katsayısı, enflasyon hedefi ile para politikası aracı olarak kullanılan değişken arasındaki bağlantıyı göstermektedir. Benzer bir şekilde üretim açığı katsayısı da nominal faiz oranı ile potansiyel üretim düzeyi arasındaki ilişkileri ortaya koymaktadır.

Daha geniş değişken seti ile oluşturulan kapsamlı modellerin aksine Taylor kuralında, aşırı talep (üretim açığı), enflasyon, faiz oranı ve bu değişkenlerin hedeflenen düzeyleri ile ilgilenilmektedir. Taylor kuralı sadece bu üç değişken üzerinde odaklanmasına rağmen, direkt olarak bu üç anahtar değişkene tepki vermesi nedeniyle, birçok farklı model içinde oldukça iyi bir performans sergilemektedir (Plantier vd., 2002).

Bunun yanında Judd ve Redebusch (1998: 4), Taylor kuralına göre oluşturulan tepki fonksiyonunun, çok basit olmasına rağmen, merkez bankasının elde edebildiği tüm bilgilerin göz önüne alındığı ileriye dönük politika kuralları kadar iyi bir performans sergilediğini iddia etmişlerdir. Batini ve Haldene (1998: 10), ekonominin gerçek yapısı hakkında belirsizlik söz konusu olduğunda Taylor kuralının büyük bir olasılıkla karmaşık kurallara göre daha iyi işleyeceğini ileri sürmüşlerdir.

Batini vd (2001) ve Ball (2000)’ın çalışmalarında, Taylor kuralının açık bir ekonomide iyi bir performans sergilemeyeceği ileri sürülmüştür.

Svensson (2002), Taylor kuralında merkez bankasının kararına ve model dışında bilgi edinilmesine yer verilmediğini ileri sürmüştür ve Taylor kuralında sadece enflasyon ve üretim açığı istikrarına yer verilmesini eleştirmiştir. Yazara göre, eğer üretim açığı ve enflasyondan başka önemli değişkenler varsa, bu kural optimal olmayacaktır. Svensson’a göre büyük fakat dışa çok açık olmayan bir ekonomi için tepki fonksiyonunda üretim açığı ve enflasyon istikrarı en önemli değişkenler olabilir. Fakat dışa açık küçük bir ekonomi için reel döviz kuru, ticaret hadleri, yurtdışı üretim ve yurtdışı faiz oranının da önemli değişkenler olduğunu ve politika kuralında yer alması gerektiğini vurgulamıştır.

Taylor kuralının tamamıyla geriye dönük olarak oluşturulması ve gelecekte meydana gelmesi beklenilen olayları göz önünde tutmaması bazı iktisatçılar tarafından eleştirilmiştir. Çünkü, merkez bankasının para politikası uygulamaları ve bunun enflasyon üzerindeki etkisi arasındaki gecikmeler nedeniyle para politikası önlemleri ileriye dönük olarak alınmalıdır. Aksi taktirde para politikası kararları sistematik olarak çok geç verilmiş olacaktır (Deutsche Bundesbank,1999: 50).

Ancak Taylor (2000: 15)’a göre, politika kuralı üretim ve enflasyonun cari değerlerindense bu değişkenlerin tahminlerine göre kurulduğunda ileriye dönük politika kuralı olarak adlandırılmaktadır. Fakat ileriye dönük politika kurallarında yapılan tahminler, gözlemlenebilen ekonomik değişkenlerin cari ve gecikmeli değerlerine bağlı olduğu için, bu kuralların ileriye dönük olarak adlandırılamayacağını ileri sürmüştür.

Kaynakça

Batini, Nicoletta and Haldone, Andrew G. (1998), “Forward-Looking Rules for Monetary Policy”, Bank of England, ISSN 1368-5562, 1-53.

Deutsche Bundesbank Monthly Report (April 1999), “Taylor Interest Rate and Monetary Conditions Index”.

Judd, John P. and Redebusch, Glenn D. (1998), “Taylor’s Rule and The Fed: 1970-1997”, Federal Reserve Bank of San Francisco Economic Review, Number 3, 3-16.

Kozicki, Sharon (1999), “How Useful Are Taylor Rules for Monetary Policy?” Federal Reserve Bank of Kansas City Economic Review, Second Guarter, 5-33

Mehra, Yash (2001), “The Taylor Principle, Interest Rate Smoothing and Fed Policy in the 1970’s and 1980’s”, Federal Reserve Bank of Richmond Working Paper, No: 01-05.

Österholm, Pör (2003), “The Taylor Rule: A Spurious Regression?”, Uppsala University, Department of Economics Working Paper Series: 20

Plantier L.Christopher and Scrimgeour, Dean (2002), “Estimating Taylor Rule for New Zealand with a Time-Varying Neutral Real Rate”, Reserve Bank of New Zealand DP, Jel Classification: E52, E58.

Svensson, L.E.O., (2002), “What is Wrong With Taylor Rules? Using Judgement in Monetary Policy Through Targeting Rules”, Working Paper, Princeton University.

Şıklar, İlyas (2002), “Sanayide Yeni Ufuk”, Eskişehir Sanayi Odası Dergisi, S:22.

Taylor,J. (1993), “Discreation versus policy rules in practice” Carnegie-Rochester Conference Series on Public Policy, 38, (December),195-214.

Taylor, John B. (2000), “Recent Developments in The Use of Monetary Policy Rules”, Working Paper, Stanford University, 15.