Dışsallıklar: Fiyatlar Tüm Maliyetleri Kapsamaz

[vc_row][vc_column width=”1/1″][vc_column_text]

Yazar: Thomas Helbling*
Çev.: Mustafa Mert Alabaş & Doğukan Kutlutürk

Bireylerin ve firmaların üretim, tüketim ve yatırım kararları, insanları dolaylı etkilemektedir. Bu dolaylı etkiler bazen küçük olabilmektedir. Ancak büyük olduklarında problem yaratmaktadırlar. İktisatçılar bu dolaylı etkilere dışsallık adını vermektedir. Dışsallıkların ana nedenlerinden biri hükümetin ekonominin geneline yaptığı müdahaleler olarak gösterilebilir.

Birçok dışsallık, teknik dışsallık kategorisinde yer almaktadır. Bunlar diğer kişilerin üretim ve tüketim fırsatlarına dolaylı etki olarak ortaya çıkabilir. Fakat ürünün fiyatında bu dışsallıklar hesaba katılmamaktadır. Bunun sonucunda özel maliyet ve geri dönüşümler ile tüm toplumun maliyet ve dönüşümleri arasında farklar ortaya çıkmaktadır.

Pozitif ve Negatif Dışsallıklar

Kirlilik, negatif dışsallığa geleneksel bir örnek olarak verilir. Kirletici,üretim durumunda katlanacağı maliyet ve üretim fırsatından elde edeceği kar üzerine kurulu karar alır.Ancak kirlilik tarafından ortaya çıkan dolaylı maliyeti hesaba katmaz.Bu dolaylı maliyetler,yaşam kalitesinin azalması, bacalara yakın ev sahiplerinin olması; sağlık hizmetlerinde yüksek maliyetler ve üretim fırsatlarından yoksun bırakma şeklinde olmaktadır. Örneğin; kirlilik, turizm gibi etkinliklere zarar verebilir.Kısaca,negatif dışsallık durumunda özel maliyetler sosyal maliyetlerden daha düşüktür.

Negatif dışsallıkların tersine pozitif dışsallıklarda karşımıza çıkmaktadır ve sosyal ile özel kazanımlar arasındaki farklardan oluşturmaktadır. Örneğin; araştırma ve geliştirme faaliyetleri, üreticinin bu faaliyetlerini yapabilmesi için katlandığı maliyetten firmaya daha yüksek pozitif katkı sağlamaktadır.Bunun nedeni AR-GE’nin bilginin temel yapısını oluşturması ve bunların ise diğer buluş ve kalkınmalara öncü olması gösterilebilinir.Pozitif dışsallıklarda özel kazançlar sosyal kazançlardan daha küçüktür.

Özel ve sosyal maliyet ya da özel ve sosyal kazançlar arasında farklar olduğu durumda, pazar çıktısının verimli olmaması ana problemdir. Toplumdaki tüm bireylerin durumlarını daha iyi hale getirmek için sosyal maliyeti minumuma sosyal kazanımı ise maksimuma çıkarmamız gerekmektedir. Bu durumlar gösteriyor ki, tüm maliyetler ve menfaatler, firmalar ve hane halkının satın alma ve üretim kararlarında içselleştirilmelidir. Aksi halde pazar çıktıları, pozitif dışsallığın olduğu düşük miktarda mal ve hizmet üretimi veya negatif dışsallığın bulunduğu yüksek düzey üretim içerecektir. Aşırı üretim veya düşük üretim,toplumun genelinin durumunun optimal düzeyin altında pazar çıktısını yansıtır.(İktisatçılar bunu refah bakış açısı olarak adlandırır)

Kirlilik örneğini yeniden değerlendirelim. Sosyal maliyet kirlilik seviyesi yükseldikçe artış göstermektedir. Böyle bir durum negatif dışsallık içeren ürünlerin aşırı üretilmesi durumunu içerir. Bu durumda da sosyal maliyeti en aza indirmek için üretim düzeyi düşürülmelidir. Benzer bir şekilde sosyal perspektiften bakıldığında özel yerine sosyal geri dönüşümleri maksimize etmek, pozitif dışsallığı olan hizmet ve ürünlerin düşük seviyede üretimine neden olacaktır.

Vergilendirme ve Dışsallıklar

Neoklasik iktisatçılar teknik dışsallıklardan kaynaklanan etkinlikleri piyasa başarısızlıkları adı altında işlemişlerdir. Özel piyasa temelli kararlar genel refah açısından etkili çıktıların azalmasına neden olmuştur. Bu iktisatçılar dışsallıkların etkilerini düzeltmek için devlet müdahalesini önermişlerdir. Refah iktisadı içerisinde yer alan İngiliz iktisatçı Arthur Pigou dışsallığa neden olan mallar üzerine vergi konulması fikrini ortaya çıkarmıştır.Kirleticiler tarafından tüm maliyetlerin içselleştirilmesi durumunda vergiler, pazar çıktısında artış meydana getirecektir. Aynı mantıkla, hükümetler fayda sağlayan, pozitif dışsallık yaratan üreticileri destekleyecektir.

Bu teknik dışsallık meselesi Pigou’nun ufuk açıcı çalışmasından sonra market çıktısının optimalin altında olmasını önlemek için devlet regülasyonu ve vergilendirmeyi gerekliliğini ortaya koymuştur. Bazı iktisatçılar, pazar mekanizmalarının dışsallıklar için doğru olacağı ve etkili çıktılar sağlayacağına vurgu yapmışlardır.İnsanlar bu tarz sorunları ortak fayda sağlayan işlemlerle çözebilirler.Örneğin toprak sahibi ve kirletici arasında yapılan anlaşmada;toprak sahibi kirleticiye,kirlilik miktarındaki azalmanın değişmesi için belirli bir miktar para önerebilir.Sözleşme ile yapılan pazarlıklar ortak fayda sağlamaktadır.Yapı bir kez kirliliğe daha az maruz kaldığında toprak sahibi kiraları artacaktır.Söz konusu kiralar kirleticiye yapılacak ödemeleri aştığında bu durum toprak sahibine çıkar sağlayacaktır.Benzer şekilde ödemeler zararı aşarsa kirletici daha iyi durumda olur.

Taraflar arasındaki pazarlıklar sonucunda ortaya çıkan ve verimsizliğe ihtimal verebilecek dışsallıklar ilk olarak Ronald Coase tarafından tartışılmıştır. Coase, bu çalışmasıyla 1991 Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazanmıştır. Bu pazarlıkçı çözümlerin uygulanabilir olması için, mülkiyet hakları iyi tanımlanmalıdır, pazarlık maliyetleri düşük olmalıdır ve herhangi bir asimetrik ve kesin olmayan bilgi olmamalıdır. Bir tarafın diğer taraftan daha çok bilgiye sahip olması gibi.

Bu tartışmalar ışığında, optimal devlet müdahaleleri kurumsal çerçeveyi kurarak, dışsallıklarla ilgili taraflar arasında uygun pazarlığın oluşmasını sağlayabilir. Mülkiyet haklarından özellikle patent gibi düşünsel mülkiyet hakları firmalara eğer tamamı AR-GE’ye gitmeyecek ise yüksek kazanç sağlayabilir. Ancak mülkiyet haklarının tahsisi yenilik ve icatlarda basit ve genel araştırmalara göre daha kolaydır. Araştırmalardaki mülkiyet haklarını tanımlamak zordur ve buna karşın hükümet temel araştırmanın yeterli kısmını destekler.

Kamu Malları

Mülkiyet haklarındaki tanımlama problemleri, genellikle piyasa temelli ve kendiliğinden doğru çözüm yapılarına engel olmaktadır. Çünkü üretim ve tüketim aktivitelerindeki dolaylı etkiler dışsallığın özel bir türünden kamusal ürünleri etkileyebilir. Bu ürünler aynı zamanda dışsal bir etkide bulunmaz,yani üretiminde veya katlanıldığı maliyette,diğer insanların faydası engellenemez ve tüketimden sağlayacağı fayda azaltılamaz.  (Cornes and Sandler, 1986). Eğer özel tüketim tam olarak tedarik edilemezse kamu mallarındaki problem,kamu finansı için uzun dönemde problem teşkil etmektedir.Kamu maliyesi alanında kamu mallarının yararı sorununun önemi uzun süredir bilinmektedir.Vergiler, hükümetlerin hukuk ve düzen gibi kamusal malların ulaştırılmasında rol oynar. (Samuelson, 1955).

Dışsallığa dayalı çözüm arayışları ve buna bağlı geniş analizler gerektiren çevre ekonomisinde de kamusal ürün probleminin kayda değer yeri bulunmaktadır. Temiz hava, temiz su ve biyolojik çeşitlilik ve açık denizlerdeki balık miktarı da rekabetsiz ve hariç tutulamaz ürünlerdir. Bunlar herkes için doğa tarafından üretilmiş hazır ürünlerdir.Bunlar mülkiyet haklarının açıklanamayan kısmına en iyi örnek teşkil eder. Sonuç olarak hane halkı ve firmalar bu kamusal ürünlere yeterli değeri vermemektedir ve pazarlıklar yoluyla meydana gelen etkili market çıktıları uygulanabilir değildir. Diğer bir deyişle çevresel meseleler genellikle kolektif eylem sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır.

Yüksek işlem maliyetleri ve belirsizlik ile ilgili problemler; pazarlık yoluyla tarafların maliyetleri içselleştirmesi ve fayda sağlamasından hareketle ortaya çıkan teknik dışsallıkları engeller. Kesin olmayan sorunlara zor ulaşabilirler. Bu durumda karar verenlerin kendi çıkarlarını maksimize ederken diğerlerine zarar verdiği ahlaki tehlike probleminde sonuca katlanmazlar. Çünkü tam ve kesin olmayan bilgi durumunda zarar ve anlaşma kısıtlarından sorumlu ortaya çıkacaktır. Örneğin; sigorta edilmiş varlık sigorta şirketinin yükümlülüklerini etkileyebilir ancak sigorta şirketi sigortalının ödemeye neden olacak bir işlem için sorumlu olup olmamasında karar verme pozisyonuna sahip değildir. Benzer şekilde; eğer kirletici, önleyici uygulamayı bilgi eksikliğinden dolayı onaylamazsa pazarlık mümkün olmayan çözüm yöntemi haline gelir.

Günümüzde en karmaşık dışsal problem sera gazı emisyonlarıdır. İnsan aktiviteleri sonucu atmosferde biriken sera gazları; küresel ısınma problemine neden olan büyük bir olgudur. Bilim adamları sera gazı emisyonlarını azaltmak için uygulanan politikaların engellenmesi halinde, sorunun büyüyeceğini ve iklim değişikliklerine yol açılacağını ve sermayeyi yok ederek ve düşük tarımsal verimliliğe neden olarak maliyetleri artıracağını ifade etmektedirler. İklim değişikliğinden kaynaklı ortaya çıkan maliyetler ve riskler dünyanın geneline yayıldığı için dışsallıklar ön plana çıkmaktadır. Ayrıca sera gazı salınımından fayda sağlayanlar maliyet ve riskler içselleştirmek için bazı mekanizmalara ihtiyaç duymaktadırlar.

Kamusal mal olan atmosfer tüm kesimlere fayda sağlamakla birlikte bireysel pazarlamacı çözümleri uygulanamaz hale getirir. Küresel düzeyde sera gazı emilimlerinden oluşan sosyal maliyetlerin içselleştirilmesine yönelik politikaları kabul etmek ve açıklamak oldukça zordur. Maliyetlerin bazı firmalara ve özel kişilere yüklenmesi ve politikalarda yapılacak küresel uygulama gibi.

Dışsallıklar bireyler, hane halkı ve firmaların dolaylı maliyetlerini içselleştirilemediğinde ya da ekonomik işlemlerden fayda sağlanamadığında ekonomi politikalarında sorunlar oluşturmaktadır. Bu da özel ve sosyal maliyetlerin arasının açılması ile ya da verimsiz pazar ile sonuçlanır. Böylece yeni ortaya çıkacak olan pazarların  engellenmesine sebep olabilir. Piyasaya dayalı düzeltici çözümler olmasına rağmen,hükümet müdahalesi fayda ve maliyetlerin içselleştirilmesi için gereklidir.

Yazar Thomas Helbling IMF Arastirma Departmaninda Danismandir.
Kaynak: Externalities: Prices Do Not Capture All Costs

Kaynakça

Coase, Ronald, 1960, “The Problem of Social Cost,” Journal of Law and Economics, Vol. 3, No. 1, pp. 1–44.

Cornes, Richard, and Todd Sandler, 1986, The Theory of Externalities, Public Goods, and Club Goods (Cambridge, United Kingdom: Cambridge University Press).

Laffont, Jean-Jacques, 2008, “Externalities,” in The New Palgrave Dictionary of Economics, ed. by Steven N. Durlauf and Lawrence E. Blume (London: Palgrave Macmillan).

Pigou, Arthur C., 1920, The Economics of Welfare (London: Macmillan).

Samuelson, Paul A., 1955, “Diagrammatic Exposition of a Theory of Public Expenditure,” The Review of Economics and Statistics, Vol. 37, No. 4, pp. 350–56.

Tirole, Jean, 2008, “Some Economics of Global Warming,” Rivista di Politica Economica, Vol. 98, No. 6, pp. 9–42.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Yazar/Çevirmen Hakkında

Mustafa Mert Alabas

Yorum Yapın

Takip

Son Yazılar

Son Yorumlar

Kategoriler

Arşivler