Finansal Hizmetler Nedir?

[vc_row][vc_column width=”1/1″][vc_column_text]

Yazar: Irena Asmundson*
Çev.: Erhan Akkaş

Tüketiciler ile işletmeler kredi ve sigorta gibi finansallar ürünleri nasıl elde etmektedir?

Son küresel krizin ardından, finansal hizmetlerin yeniden düzenlenmesi ile ilgili bir çağrı yapılmıştır. Ancak, öncelikle bu finansal hiz
met kavramını açıklamakta fayda vardır?

Paranın satın alabileceği şeyler mal (uzun ya da kısa süreli olmak üzere devam eden somut bir şey) ve hizmet (başkaları tarafından sizin için gerçekleştirilen bir hedef) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ayrıca, ev veya kasko poliçesi satın alabilmek için mortgage kredisine ihtiyaç duyulmasından da anlaşılacağı üzere, bir finansal hizmet finansal malın kendisi değildir. Fakat, bazı finansal hizmetler finansal malları temin etme aşamasında ayrıca öneme sahiptir. Diğer bir deyişle, finansal hizmetler, finansal malları elde etmek için gerekli işlemleri içermektedir. Finansal sektör emlak, tüketici finansmanı, bankacılık ve sigorta gibi farklı işlemleri içermektedir. Finansal hizmetler aynı zamanda güvenliği içeren geniş bir yatırım fonu yelpazesini de kapsamaktadır (Tabloya bakınız).

Finansal Hizmetler

Finansal hizmetler arasında önde gelen bazıları şu şekildedir:

Sigorta ve İlgili Hizmetler

–          Doğrudan sigorta havuzu ödemeleri; otomobil kazası ya da iş kazaları gibi bireysel ya da ticari ilişkiler içerisinde oluşabilecek muhtemel vakalar sonucu karşılaşılabilecek zararları güvence altına almak isteyenlerin bu riskleri üstlenmeleri için bu işle uğraşanlara yaptıkları ödemeler.

–          Reasürör, sigortacı tarafından belirli bir fiyat üzerinden kabul edilen ve anlaşmadaki tanıma uyan tüm riskleri devralan varlıklı bireyler ya da şirketlerdir.

–          Acente ve broker gibi sigorta aracıları, belirli bir fiyat üzerinden riskleri karşılamak isteyenler ile aralarındaki bağlantıyı kurar.

Bankalar ve Diğer Finansal Hizmet Sağlayıcılar

–          Depozitoları ve ödenebilir fonları kabul etmek ve kredi kullandırmak: Sağlayıcılar kendilerine yatırılan mevduatları borç talep edenlere borç verirler ya da mevduat sahiplerine yapılan ödeme ile borçlulardan alınan miktar arasındaki karı elde etmek amacıyla yatırım yaparlar.

–          Ödeme sistemlerini yönetme: Sağlayıcılar, kredi ve hesap kartları,  çek gibi banka ödeme emri ve elektronik fonlar transferi aracılığıyla, hesap görme ve işlemleri kolaylaştırmak için ödemeyi yapan mükelleflerden alıcılara fon transferi imkanı verir.

–          Ticaret: Sağlayıcılar, şirketlere satın alma ve satma güvenliği, döviz kuru ve türevler ile ilgili destek verir.

–          Menkul kıymet çıkarmak: Sağlayıcılar borç alanlara şirketlerin hisse satışını yaparak ya da tahvil çıkararak müşterilerine kaynak toplamada destek verir.

–          Varlıkları yönetmek: Sağlayıcılar, müşterilerinin yararına/adına yatırım fonları teklif ederler ya da tavsiyede bulunurlar.


Finansal sektör içerisindeki ayrımlar belirgin de değildir.
Örneğin, emlak sektöründe çalışan bir mortgage broker müşterilerine, müşterilerinin özelliklerine uygun bir vade ve faiz oranıyla ev kredisi bulmalarına yardımcı olarak hizmet sağlamış olabilir. Ancak, bu müşteriler aynı zamanda kredi kartlarına ya da bir ticari bankaya da borçlanabilirler. Bir ticari banka müşterilerinden teminat alır ve bu teminatlardan daha fazla getiriyi yönetmek için borç verirler. Bir yatırım bankası firmaların para toplamasına destek verir. Sigorta şirketleri ise oluşacak trafik kazası ya da ev yangını gibi meydana gelebilecek risklere karşı poliçe satın alan müşterilerinden prim alır.

Aracılık

Finansal sistemin merkezinde yer alan aracılar, yatırımcı ile borç talep edenler arasındaki köprüyü oluşturur ve düşük risk almak isteyenler ile yüksek risk almak isteyenleri eşleştirirler. Örneğin, emekliliği için yatırım yapanlar aracılardan fayda sağlayabilirler. Böyle yaparak emekliler, tasarruflarından daha fazlasını ilerisi için kazanıyorlar, böylece emekliler hedefledikleri emeklilik gelirine ve enflasyon hesabına ulaşmak için daha az tasarrufa ihtiyaç duyacaklardır. Bu noktada tasarruflarından gelir elde etmek için nakit ihtiyacı olanları faiz karşılığı kredi verirler. Ancak, borç verme ve ödemeleri toplama karmaşık ve riskli olduğundan mevduat sahiplerinin genellikle bu konular hakkında pek bilgisi ya da bunlarla ilgilenmek için zamanları yoktur…. Böylece bir aracı bulmak onlar için en iyi yol olabilir.

Bazı mevduat sahipleri ise tasarruflarını bir ticari bankaya yatırırlar. Bu ise finansal hizmet sağlayıcıların en eski türlerinden biridir. Bir ticari banka çeşitli kaynaklardan mevduat alır ve mevduat sahiplerine faiz ödemesi yaparlar. Bankalar ise bu mevduatları bireylere ve şirketlere faiz karşılığı borç vererek gelir elde ederler. Böylece, krediler ev satın almaya çalışan bireylere, yatırım yapmak isteyen ya da işçi maaşlarını ödemek için nakit ihtiyacı duyan şirkete ya da bir devlete verilebilir.

Bankalar günlük işlerinin bir parçası olarak çeşitli hizmetler temin eder. Mudilere hizmet ise bankaların asıl ilgi alanlarından biridir ve bu hizmeti çekilen kredilere uygun faiz oranlarını yansıtmak için yaparlar. Ayrıca, mudiler ise teminatlarını istedikleri zaman çekebilirler. Mortgage borçlularına hizmet ise ev almayı ve bunu zamanla ödemeyi gerektirir. Aynı hizmet şirketler ve devletler için de geçerlidir, onlar da finansal ihtiyaçlarını karşılamak için bankaya gidebilirler. Bankanın bu hizmetleri sağlayabilmesi için ödemeleri, borçlulara yansıtılan faiz oranı ile mevduat sahiplerine ödemek zorunda olduğu miktar arasında farklılık göstermektedir.

Diğer bir aracı türü ise sigortacılıktır. İnsanlar tıpkı gelecekleri için birikim yaptıkları gibi beklenmeyen harcamaları karşılayabilmek için de yatırım yapabilmektelerdir. Fakat emeklilik, hastalık ve trafik kazaları gibi vakalardan daha muhtemeldir. Sigorta aracıları poliçe ödemelerini bir havuzda toplar ve bu temettü sahiplerinin kazalarını ve hastalıklarını ödeme riskini üzerine alırlar ve bu havuzda oluşan nakitle de yatırım yaparak gelir elde edebilirler.

Daha sonra, finansal hizmet sağlayıcıları mevduat sahiplerinden borçlulara nakit akışını sağlar ve riski dağıtır. Böylece, aracılar her bir üye için yönetilebilir tutmak üzere mevduat sahiplerinin nakitlerini, izlenen yatırımlarını ve risk havuzunu bir araya getirerek mevduat sahiplerine değer katabilirler. Birçok durumda, aracı hem parayı hem de riski üstüne alır. Sonuç olarak, bankalar borçluların geri ödememe riskini üzerine alır. Ve sigorta şirketleri sonrasında poliçe sahiplerine ödeme yapacağı nakit havuzunu oluşturur. İnsanlar birçok finansal hizmeti aynı anda ellerinde bulundurabilir ancak bunu yapabilmesi için bu işleri takip edecek bir şahıs/aracı/kurum ile anlaşması ve bu anlaşma gereği onlara bir takım bedel ödemesi çoğu zaman daha karlı olabilir.

Hizmetlerin Maliyeti

Finansal hizmet satın alanlar ne derece çeşitlilik gösterir ve maliyetler niçin her zaman şeffaf değildir sorularını bir kaç örnekle açıklamak mümkündür. Nispeten basit bir işlem olarak tazminat sabit bir fiyatı baz alabilir ve bir başvuru oluşturmaya da 100 dolar denilebilir. Masraflar da sabitlenebilir. Komisyon ise satılan mortgage değerinin yüzde biri olabilir ya da kredi ve mevduat faizleri arasındaki fark oluşumu gibi kara dayalı olabilir. Teşvikler ise her bir tazminat için farklıdır ve bunlar kişinin uygun olup olmama durumuna göre farklılık gösterebilir.

Düzenleme

Finansal hizmetler bir ekonominin işleyişi açısından oldukça önemlidir. Finansal hizmetler olmadan, mevduat sahiplerinin nakit ihtiyacı olanları bulması güç olabilir (tersi de mümkün). Dahası finansal hizmetler olmadan, insanlar oluşabilecek riskleri karşılamak için tasarrufa daha çok meyilli olur ve böylece pek çok mal ve hizmet satın alamayabilirlerdi.

Hatta nispeten basit finansal mallar bile karışık haller alabilir ve hizmet satın alan ile sağlayıcının sunmak zorunda olduğu hizmetin tarihi arasında uzun bir zaman aralığı olabilir. Hizmet pazarı büyük ölçüde güvene bağlıdır. Müşteriler (tasarruf sahipleri ve borçluların her ikisi de) aldıkları bilgi ve tavsiye ile kendilerini güvende hissederler. Örneğin, hayat sigortası satın alanlar yaşamlarını yitirdiklerinde sigorta şirketinin etraflarında olacaklarını hesaba katarlar. Böylece müşteriler, aracıların belirlenmiş hak sahiplerine ödeme yapacak yeterli nakde sahip olacaklarına ve sigorta şirketinin mirasçıları mağdur etmeyeceklerine itimat etmek ister ve bu doğrultuda hizmet satın alırlar.

Finansal hizmetlerin ekonomiye önemi ve sağlayıcılar ile müşteriler arasındaki güven artırma ihtiyacı devletin finansal hizmetleri denetlemesinin nedenleri arasındadır. Bu denetim ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte genellikle lisanslamayı, düzenlemeyi ve denetimi içermektedir. Amerika’da, gerek devlet gerekse federal menşeli bir takım acenteler mevcuttur ve bu kuruluşlar sektörün farklı kısımlarını düzenler ve gözetlerler. İngiltere’de ise, Finansal Hizmetler Otoritesi bankalardan sigorta şirketlerine kadar tüm finansal sektörü yönetir.

Finansal sektör denetlemeleri finansal hizmet tedarikçilerine lisans ve kuralları uygular. Denetleme, düzenli raporlamayı ve tedarikçilerin ve hesapların incelenmesini, denetleme ve şikayetlerin araştırılmasını içerir. Denetleme aynı zamanda kredi kartı faiz oranlarına ilişkin limitler ve çek hesabı, kredili mevduat ücretleri gibi tüketici koruma yasalarını da içerebilir. Bununla birlikte, özellikle yeni finansal araçların bir sonucu olarak finans sektörünün son zamanlardaki ani büyümesi, riski durdurmak için düzenleyicilerin ve denetleyicilerin vergiye tabi tutulması gerekebilir. Düzenleme uygulama girişimleri her zaman başarısızlıkları engelleyemez – düzenlemeler yeni aktiviteleri kapsayamayabilir ve bazen kanuna aykırı uygulamalar gözden kaçabilir. Bu başarısızlıkların nedeni ise gerekli zamanlarda denetçilerin finansal kurumların yönetimini üstlenebilmesidir.

Son krizde güvenlik destekli mortgage kredilerinin rolü beklenmedik sonuçlara yol açan yeni finansal araçlara en güzel örnektir. Bu durumda, sabit gelir akışını arayan finansal şirketler banka kaynaklı mortgage satın aldılar ve sonrasında mortgageların performansına bağlı olarak ödenen çeşitli fonlara ödeme tahsis ettiler. Bankalar, ek kredi vermek için daha fazla nakit karşılığında mortgage satarak bu durumdan yararlandılar. Mortgagelar, beklentilerini alan finansal şirketlerden daha riskliydi ve tahviller beklenen kadar ödeme yapmadı. Böylece, borçlular düşük gelirlerinden dolayı büyük çoğunlukla default verdiler. Güvenliğe dayalı mortgagelar, başlangıçta, risk azaltmak için yardıma niyetlendi, fakat bu durum riskin daha da artmasına neden oldu.

Verimli Kullanım

Finansal hizmetler etkin kullanım için sisteme para girişi olmasına yardımcı olur. Paraları yastık altında saklamak yerine, müşteriler birikimlerini gelecekteki büyük teknolojilere yatırım yapabilecek ya da ev satın almak isteyenlere kullandırabilecek aracılara verebilirler. Aracılık sistemi ya da bu para akışı karışık hale gelebilir ve çoğu ülkede borç verenlerin/alanların korunması bir takım düzenlemelere bağlıdır ve bu düzenlemeler tüm finansal hizmetlerin temelini oluşturan güveni korumaya yardımcı olur.

Kaynak: Financial Services: Getting the Goods

* Irena Asmundson: IMF Strateji, Politika ve Inceleme Bölümü Ekonomisti

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

1 Yorum

Yorum yapmak için tıklayınız

  • […] — Ekonomideki tüm işlemler aslında hane halklarından oluşan tüketici toplum içindir. Kamu ve iş dünyası sektörleri, hane halklarının ihtiyaçlarını gidermek için çalışırlar. Onların talepleri mal ve hizmet arzının miktarını ve niteliğini büyük ölçüde belirler. Tabii ki hane halkları sadece tüketim yapmazlar. Hane halklarının bir kısmı özel sektörde çalışmak üzere emeklerini faktör piyasalarına arz eder. Bir kısmı da kamu sektöründe memur olarak çalışmayı tercih eder. Teoriye göre, diğer üretim faktörleri de aslında hane halklarının mülkiyetindedir. Hane halkları faktör piyasaları yoluyla bu faktörleri kamu ve özel sektöre arz eder (bkz; Şekil 1, Akım (1)) ve karşılığında faktör geliri elde eder (2). Hane halkları maddi ihtiyaçlarını mal ve hizmet piyasalarından karşılar (3). Hane halklarının yastık altında tutmayıp finansal piyasalardaki; bankalara yatırdıkları mevduatları ile tahvil ve hisse senedi alımları (özel tasarrufları) sayesinde, firmalar yatırımlarını finanse eder. Ayrıca hane halkları devlet tahvili ve bono (devlet iç borçlanma senetleri) alma yoluyla tasarruflarının bir kısmını devlete yönlendirip kamu sektörüne de borç verirler (fon arz ederler). Hane halkları, gelirlerini aşan harcamalarını finanse etmek (işlem ve/veya ihtiyat) amacıyla bankacılık piyasasından ihtiyaç kredisi, evlilik kredisi gibi borçlanmalarda bulunurlar (fon talep ederler) (4). Ayrıca işlem ve/veya ihtiyat amacıyla para piyasasından altın, döviz gibi enstrümanları, önemli bir finansal hizmet olarak da sigortacılık hizmetlerini satın alırlar (bkz;http://iktisat.biz/2015/08/finansal-hizmetler-nedir/). […]