Hayatımızı Değiştiren İktisat Teorileri: Asimetrik Bilgi

Yazar: Richard Holden

Çeviren: Abdullah Erkul

İkinci el araba satın alırken çok iyi bir anlaşma mı yaptığınızı yoksa bir limon[*] mu satın aldığınızı nasıl anlarsınız?

Kendinizi bir iktisatçı olarak değerlendirmeyebilirsiniz fakat asimetrik bilgi denilen iktisat teorisini ilk elden tecrübe etmişsinizdir.

Kısaca, bir satış görüşmesinde söz konusu malla ilgili alıcı ve satıcıdan bir taraf diğer taraftan daha fazla bilgi sahibiyse asimetrik bilgi durumu geçerlidir.

Kullanılmış bir araba almak istediğinizi varsayalım. İlanları didik ettiniz ve aradığınız arabayı buldunuz. Araba tam istediğiniz fiyat aralığında. İyi birisi gibi görünen satıcıyla buluştunuz ve arabayı satın aldınız. Yeni aldığınız arabayla evinize giderken araba bozuldu. Garantiniz yok, anlaşmadan geri dönüşünüz yok ve iyice sinirlendiniz. Sizce ne oldu?

Satıcı, tabiiki de, arabayla ilgili sizden daha çok şey biliyordu. Motorun yüksek devirde kullanılıp kullanılmadığını, arabanın düzenli bakıma girip girmediğini ve garajda iyi bir şekilde muhafaza edilip edilmediğini biliyordu.

Bu sonuç zavallı araba alıcısı için acıklı bir hikayedir, fakat bir iktisatçının bakış açısından daha kötüsü de olabilirdi. Herşeyden öte, alışveriş gerçekleşti.

Bir iktisatçının gerçek kabusu, piyasalar tamamen işlemez duruma geldiğinde görülür.

İyiler ve Kötüler

rivalry1970 yılındaki ünlü “The Market for Lemons” makalesinde Nobel Ödüllü Amerikalı iktisatçı George Akerlof, potansiyel bir alışverişte bir tarafın karşı taraftan daha fazla bilgi sahibi olduğu bu çeşit bir asimetrik bilgi durumunun piyasaları tamamen işlemez hale getirebileceğini göstermektedir.

İşin mantığı şudur. İki tip satıcı olduğunu varsayalım, iyi tip ve kötü tip. İyi tipler iyi kalitede araba sahibi ve kötü tipler kötü kalitede araba sahibi olsunlar. Buna ek olarak iyi ve kötü tipteki satıcıların eşit sayıda olduğunu varsayalım. Eğer araba iyi kalitede ise alıcılar satın almaya istekli olacaklardır. Kötü kalitede ise satın almak istemeyeceklerdir. Bu piyasada  ne olur?

Bu soruyu cevaplamak için denge mantığını kullanmamız ve yalnızca alıcı ve satıcıların değerlendirmelerini değil, onların bu konudaki genel yargılarını da hesaba katmamız gerekir.

Durum böyle ise iyi ve kötü tipteki satıcıların beraber bulunduğu bir piyasa varsayalım. Alıcıların satın alacakları arabayla ilgili nasıl bir yargıları olur? Alıcılar satın alacakları arabanın %50 ihtimalle iyi kalitede bir araba, %50 ihtimalle de kötü kalitede bir araba olduğunu düşüneceklerdir. Bu sebeple de arabaya, iyi kalitede bir arabaya verecekleri fiyatla kötü kalitedeki bir arabaya verecekleri fiyatın ortasında bir fiyat ödemek isteyeceklerdir. Bu fiyat ise piyasayı temizleyen fiyat (market clearing price) yani denge fiyatı olacaktır.

Düşük kalite araba satıcıları işe yaramaz arabalarını ederinin üzerinde satacaklarından bu sonuçtan memnun olacaklardır. Diğer taraftan yüksek kalite araba satıcıları ise arabalarını ederinin altında bir fiyattan satacaklarından bu durumdan pek hoşnut olmayacaklardır. Niçin bir şeyi ederinin altında bir fiyata satasınız ki? Satmazsınız. Bu nedenle yüksek kalite araba satıcıları da satmayacaklar ve piyasadan çıkacaklardır.

Varsayımsal piyasamız bütünüyle düşük kalite satıcılardan oluşacaktır. Bu durum ters seçim (adverse selection) olarak adlandırılmaktadır. Piyasadaki katılımcılar kötü tiptedir.

Bunu düşünerek, alıcılar orta fiyatı ödemek istemeyeceklerdir. Bu yüzden düşük kalite satıcılar ve alışveriş yapmak istemeyen alıcıların olduğu bir piyasa ile karşı karşıya kalırız. Piyasa tümden çökmüş durumdadır.

İktisatçının en kötü kabusu gerçekleşmiştir: alışverişten kazançlar olmasına rağmen (alıcılar yüksek kalitede arabaları satın almak istemektedir) bu kazançlar asimetrik bilgi dolayısıyla gerçekleşememektedir.  

Ne yapmalıyız? Satıcıların yapabileceği şeylerden biri teminat sunmak olabilir. Bu yolla, eğer arabanın düşük kalite olduğu anlaşılırsa alıcı parasını geri alabilir. Hiçbir düşük kalite araba satıcısı böyle bir teminat sunmaz. Dolayısıyla ters seçim problemi de tersine dönecek, piyasada yalnızca iyi kalitedeki arabalar kalacaktır. Bir kişinin tek başına bunu yapması çok zordur. Ancak büyük araba bayilikleri bu işi güvenilir bir şekilde yapabilir ki, gerçek dünyada gördüğümüz de bu şekildedir.

Gerçek Dünyada Asimetrik Bilgi

Asimetrik bilgi teorisi, düşünsel deney için bir örnek teşkil eden araba alışverişinden daha fazlasını açıklamaktadır.

Gelişmekte olan ülkelerde krediler niçin bu kadar maliyetli ve çoğu zaman yeteri kadar sağlanamamaktadır? Niçin azınlıklar daha yüksek faiz oranı ödemektedir? İki olayda da kredi kullananlar geri ödeyebilme güçlerini kredi sağlayan taraftan daha iyi bildiklerinden kredi maliyetleri daha yüksektir.

Niçin bazı şirketler için ilk halka arz (initial public offering) zor bir süreçtir? Çünkü halihazırdaki firma sahipleri ve yöneticiler firmanın durumu hakkında piyasadakilerden daha fazla bilgi sahibidir.

Tabii ki de insanlar adapte olur.

Akerlof’un Nobel Ödülü’nü paylaştığı Michael Spence ve Joseph Stiglitz bilgi sahibi olan taraf ve bilgi sahibi olmayan tarafın sonuçları kendileri açısından nasıl geliştirdiklerini araştırmışlardır. Spence, bilgi sahibi tarafın sonucu maliyetli bir yol olan “sinyal verme” (alıcılara kendi ürünün iyi kalitede olduğunu gösterme) yöntemiyle kendi lehinde geliştirebileceğini göstermiştir. Stiglitz ve meslektaşı Michael Rothschild de bilgi sahibi olmayan tarafın sonucu “tarama” (kaliteyi anlamak için ipuçlarını eleme) yöntemiyle kendi lehinde geliştirebileceğini gösterrmiştir.

Tüm bu çalışmalar, insanların niçin eğitim almak için çabaladığını, vücuduna dövme yaptırdığını, diğer insanlara göstererekten ibadethaneye gittiğini ve niçin firmaların kar payı dağıttını veya sigorta firmalarının farklı kapsamlarda sigorta seçenekleri sunduğunu anlamamıza yardım etmektedir.

Bunların hepsi bir insan, firma veya ürün hakkında mesajlar içeren “sinyal verme” biçimleridir. Diğer insanların “tarama” yapabilmesine imkan vererek insanlar, firmalar veya ürünler hakkında karar vermelerini sağlayan mesajlardır.

Aslında, bir kez düşünmeye başladığınızda, bir tarafın diğer taraftan daha fazla bilgi sahibi olmadığı bir ekonomik aktivite bulmanız zordur. Asimetrik bilgi durumu çoğu zaman gerçek dünyayla etkileşimimizi değiştirerek ekonomik aktivitenin doğasına etki etmektedir.

 

Kaynak: Economic Theories That Have Changed Us: Asymmetric Information

[*] Ç.N. ABD’de günlük dilde limon, kötü durumdaki ikinci el araç anlamında kullanılmaktadır.

Yorum Ekleyin

Yorum yapmak için tıklayınız