Deneysel Iktisat [Nedir?]

Yazar: Andreas Ortmann*
Çev.: Kadir Yıldırım

Deneysel iktisat yeni bir teori olmamakla birlikte, yüzyıllardır inceledikleri sorulara yönelik iktisatçıların çalışmalarında kullandıkları genç bir metot sayılabilir. Buna karşılık deneysel metodun iktisatçıların birikimine ve kullandıkları araçlara katkısı en azından 2 nedenden dolayı dikkat çekicidir.

İlk olarak, Reinhard Selten’in da dahil olduğu deneysel iktisat taraftarlarının bilinmesi gerçeğine rağmen, çok yakın zamanlarda bile bazı iyi tanınan iktisatçılar iktisadın dikkate değer ölçüde deneysel bir bilim olması olasılığını sorguladılar (Selten, John Nash ve John Harsanyi ile birlikte 1994 nobel ödülünü paylaşmıştı); (Vernon L. Smith, Daniel Kahneman; Elinor Ostrom ve Alvin E. Roth ile birlikte 2002 nobelini kazanmıştı).

Deneysel metot, kendisini iktisatçıların alet çantasında anahtar bir yöntem olarak kabul ettirdi. “Asimetrik bilgi” ve “etkin piyasalar” gibi yeni teoriler titiz bir şekilde deneysel laboratuvar testine tabi tutuldu. Belki de en sürprizi, makroekonomik teorilerin de bu şekilde benzer bir teste tabi tutulması oldu.

İkinci olarak, iktisat bilimindeki davranışsal devrim deneysel iktisadın çığır açıcı katkıları olmasaydı ayakta kalamazdı.

Aynı durum “temsili ajanlar” varsayımını terk eden güncel akademik kuram için de geçerlidir. (Temsili ajan, ekonomik aktörlerin tek tip olduğu ve kişisel çıkarla motive olduklarına yönelik aşırı basite indirgeyici varsayımdır).

Tahmin oyunu olarak da adlandırılan iyi bilinen bir test ortamı, temel ilkelere değil de, başkalarının inançları hakkındaki inançlara dayanan hisse senedi fiyatlarındaki kırılganlığı açıklamakta kullanılırdı.

Antoni Bosch Demenech ve meslektaşları 2002 yılındaki araştırmalarında tahmin oyunu deneylerindeki (ve muhtemelen piyasalardaki) katılımcılar arasında akıl yürütme adımlarının dağılımlarını tanımladılar ve akıl yürütmenin farklı derinlikleriyle Colin F. Camerer ve meslektaşlarının Bilişsel Hiyerarşi Modelindeki** gibi temsilcilerin etkileşiminin yeni modellerine ilgi uyandırdılar (Bu, bazı insanların diğerlerine göre daha fazla ilerlemesine imkan verecek fikirleri yakalamanın zekice bir yoludur).

Deneysel iktisadın sonuçları gerçekten de yeni ve ilgi çekici kuramlar ortaya çıkarmaktadır.

Bugün deneysel olarak çalışılmayan bir konu veya teori bulmak gerçekten de zordur. Bireysel karar verme, rekabetçi ve oligopolistik piyasalar, eşleşen piyasalar, toplu pazarlık, açık artırmalar, siyasi ve diğer kurumlar (toplumsal kaynaklar ve kamusal mal tedarik mekanizmaları gibi), firmalar ve diğer organizasyonların iç dinamikleri, öğrenme, sosyal tercihler, balonlar ve bankaya hücumlar (mevduat sahiplerinin bankadan hesaplarını çekmek için yarattıkları kargaşa) gibi makroekonomik fenomenlerin tamamı deneysel metotlarla çalışılmaktadır.

Deneysel iktisat öngörüleri, telekom açık artırmalarından öğrencileri okullarla ya da stajyerleri hastanelerle eşleştiren piyasa mekanizmalarına, emisyon ticareti planlarından politika yapıcıların refahı artırmak için insanları yönlendirmesine dair değişik stratejilere kadar çok farklı alanlarda politika tasarımını bilgilendirmektedir.

Deneysel iktisadı psikoloji gibi diğer sosyal bilimlerden farklılaştıran temel bir özelliği metodolojisidir. Deneysel konular hemen her zaman bir performans esasına göre önem kazanmaktadır. Ve genellikle de hile yapmak ya da aldatmak için kullanılmamaktadır.

Kesin komutlar tekrarlamaları kolaylaştırmak için bir zorunluluk olarak değerlendirilir. “Karar verme”, “-mış gibi” önerisi şeklinde değil, araştırılan problemin laboratuvar gösterimindeki gibi çalışılır. Bu tarz bir gösterimde deneklere bir satıcı, alıcı veya bir seçmen gibi davranması şeklinde bilgi verilir.

Farklı metodolojik uygulamalar ilk göründüklerindeki gibi masum değildir. Çünkü birinin seçeceği bir deney yapma yöntemi inanılmaz biçimde önemli olmaktadır: özel tasarımlar ve tamamlayıcı detaylara yönelik farklı tercihler sonuçları tamamen etkileyebilir ve bir teoriyi kabul ya da reddetme arasında bir fark oluşturabilir.

Deneysel iktisatçıların metodolojik uygulamaları finans, siyaset bilimi, felsefenin mevcut deneysel versiyonlarını da etkilemekte ve diğer sosyal bilimlerde verimli sonuçlar doğurmaktadır. Deneysel iktisat artan bir şekilde ilgi odağını kendisine çok yakın olan davranışsal iktisat ve nöro-ekonomi ile paylaşmak zorundaydı. Gerçekten de deneysel iktisadın birçok önde gelen ismi bu konuları birlikte çalışmaktadırlar.

İktisat deneysel bir bilim olacak mı? İktisatçı Charles Plott bu soruyu sorduğu zaman dahi ilgilendiği kadarıyla cevabı açık bir soruydu: öyle olduğu yönündeki görüşün kanıtı uzun zaman önce verilmişti.

Artık iktisadın deneysel bir bilim olup olmayacağı sorusu aptalca bir sorudan başka bir şey değildir. Önemli ölçüde olmak zorundadır.

 

Kaynak: Economic Theories That have Changed Us: Experimental Economics

* Andreas Ortmann, Professor, UNSW Australia.

** Bilişsel Hiyerarşi Modeli (Cognitive Hierarchy Model), davranışsal iktisat ve oyun teorisindeki davranışsal bir model olup, stratejik oyunlardaki insan davranışları süreçlerini açıklamaya çalışmaktadır.

Yazar/Çevirmen Hakkında

Kadir Yıldırım

Yorum Yapın

Takip

Son Yazılar

Son Yorumlar

Kategoriler

Arşivler