Kalkınma Finansmanında Yeni Sınırlar – Mahmoud Mohieldin & Marco Scuriatti

Brazil Rio+20

[Çeviren – Erhan AKKAŞ]

WASHINGTON, DC – Milenyum Kalkınma Hedefleri’nin (MKH) bu yılsonunda süresinin dolduğu vakit; dünya, yoksulluğun azaltılmasında, güvenilir içme suyu ve sağlık hizmetlerinin temininde ve diğer önemli hedeflerde önemli bir mesafe kat etmiş olacaktır. Ancak, dünya liderleri, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) tarafından desteklenen bir sonraki kalkınma gündemini teminat altına alabilmek adına, MKH’yi rafine etmek ve en uygun hale getirmek zorundadır – özellikle finansman meselesi söz konusu olduğunda.

MKH, kalkınma programlarını ve politikalarını destekleyen küresel ortakları, yönetimleri, çok uluslu organizasyonları ve sivil toplum örgütlerini programların uygulanmasını desteklemeleri için bir araya getirdi. Hedeflerin etkinliğini maksimize etmek için; kalkınma hedefleri karşılanmadığında, MKH, uygulanmış yeni girişimler ile birlikte bireysel olarak sürdürüldü ve finanse edildi. Fakat bu yaklaşım, diğer girişimlerden çok daha fazla finansman çeken küresel sağlık ve eğitim girişimleri ile birlikte bazı dengesizlikleri meydana getirdi.

Bu sektörel model, bir sonraki kalkınma gündeminin açılışından önce dengesizliklerin devam etmemesini teminat altına almak için, tekrar gözden geçirilmelidir. Bu şekilde hareket etmek, önerilen SKH’yi, MKH’den daha bağımsız ve kapsamlı yapan sürdürülebilir kalkınmanın; sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarını kalkınma gündemine dâhil etmek için oldukça önemlidir.

Dünya liderleri, kalkınma programları kapsamında entegre bir yaklaşım geliştirmek için gelecek aylarda üç kritik fırsata sahip olacaktır; ilki, Birleşmiş Milletler, haziran ayında Etiyopya’nın Addis Ababa şehrinde kalkınmanın finansmanı üzerine bir konferans düzenleyecek; ikincisi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, eylül ayında SKH’yı başlatmak için toplanacak; son olarak ise, dünya liderleri Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 21. Taraflar Konferansı’na (COP21) aralık ayında katılacaklardır – bu konferansta uzun dönemde sera gazları emisyonunun düşürülmesi üzerine küresel anlaşmaların bir karara bağlanılması üzerine durulacağı beklenmektedir.

Finansmanın, kalkınma girişimlerinin desteklenmesinde hayati öneme sahip olmasından dolayı, kalkınma girişimleri için finansman meselesinin, ele alınması gereken konular arasında ilk sıralarda gelmesi gerekmektedir. Böylece, dünya liderleri, MKH uygulanmasında yapmış oldukları hatadan – finansman meselesi 2002 MonterreyMutabakatında kabul edilene kadar, kararların uygulanması 2 yıl ertelenmişti – Addis Ababa’daki konferansta etkili ve izlenebilir finansman programını geliştirerek kaçınmak zorundadırlar.

Finansman meselesi kısmen aciliyet oluşturmaktadır; çünkü SKH, MKH’yi uygulamak için gerek duyulan kaynaklardan daha fazlasına ihtiyaç duyacaktır. Yoksulluğun ve açlığın ortadan  kaldırılmasını, sağlık ve eğitim iyileştirilmesini, yönetimin güçlendirilmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmeyi hedefleyen girişimlerin fonlanmasının yanı sıra, yatırımlar altyapı, enerji ve tarım üzerine yapılmalıdır. Tüm bunlara ek olarak, SKH, çevre koruma ve iklim değişikliği ile mücadele ve etkisini azaltma gibi meseleleri içeren küresel kamu malları finansmanı olarak da isimlendirilmektedir.

Tüm bu kalkınma programları çerçevesinde hükümetler ve uluslararası bağış yapanlar tüm masrafları tek başına karşılamakta yetersiz kalmaktadırlar. Böylece, bu kuruluşlar küresel tasarruf dağılımının büyük bir kısmını – bu rakam güncel olarak yaklaşık olarak 22 trilyon dolar kadardır – SKH’ye doğru yönlendirebilecek politikaları ve programları da geliştirmek zorundadırlar. Özellikle, ulusal ve yerel yönetimler ve uluslararası finansal kuruluşlar kamu-özel ortaklıkları, performansa dayalı araçları ve kredi çeşitliliği ve politik risk teminatı içeren özel finansman önlemleri aracılığıyla kendi kaynaklarını geliştirmelidirler. Böylece, her ülkenin ihtiyaçlarına ve gücüne göre ayarlanan finansal tedbirlerin bu çeşitliliği, riskleri azalmaya ve işbirliğini geliştirmeye yardımcı olabilir.

Bu uygulama, özellikle gelişmekte olan orta-gelirli ekonomiler için geçerli olacaktır. Bu ülkeler kredibilitelerini güçlendirmek ve borç ve öz kaynağa dayalı finansal araçlarını yönetmek adına kapasitelerini geliştirmek zorundadırlar. Böylece, özel-sektör kaynaklarını çekebilen finansal araçların büyük bir kısmının satışına başlanacaktır.

Yükselen ekonomiler özel kaynaklara başvurarak, ihtiyaç duyulan resmi kalkınma yardımından daha fazlasını sağlayabilir. Daha sonra bu resmi kalkınma yardımı yoksulluğu azaltma çabalarına ve uluslararası özel sermaye akımlarının çoğunlukla uğramadığı ülkelere yönlendirilebilir – böylece bu ülkeler yerel olarak kaynaklarını artırmak için düşük bir kapasiteye sahip olurlar. Bundan sonra ise uygulanabilir finansman çözümleri duruma göre ülkeler ve sektörler baz alınarak ilgilenilebilir.

Dünya Bankası, IMF ve çeşitli bölgesel çok taraflı kalkınma bankaları, Addis Ababa Konferansı’nda kalkınma programları için yapılacak hamleleri teminat altına almak adına, 2015 gündemi sonrasında ihtiyaç duyulacak olan trilyonları finanse edebilmek için resmi kalkınma yardımı ve hibe fonlarındaki milyar doları çoğaltacak, ortak bir yaklaşım üzerine çalışmaktadırlar.

Çok taraflı kalkınma bankaları, kalkınma projelerini finanse edebilmek adına yeterli sermayeyi çekebilmek ve kısıtlı resmi yardımları çoğaltmak için bireysel ve ortaklaşa çalışmaktadırlar. Hatta, bu çok taraflı kalkınma bankalarının finansal kaldıraçları kendi yapıları içerisinde inşa edilmektedir.

Çok taraflı kalkınma bankaları, özel sektörün ilgisini çeken ortamı oluşturmak için sahip oldukları kapasiteden – inovasyon, aracılık ve market oluşumu aracılığıyla –  kaynaklanan önemli işlevsel kaldıraçlara sahiptir. Bu işlevsellik ise sürdürülebilir çözüm üretme ve yatırım gibi imkânlarla sonuçlanmaktadır.

Dünya Bankası, bu ortak yaklaşımı desteklemek amacıyla 11 vaka çalışmasından oluşan bir analiz hazırlamaktadır. Bu çalışma ise, SKH’nin uygulanmasını desteklemek için kamu, özel, yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan oluşan finansmanın çeşitli şartlara sahip ülkelerde nasıl kullanıldıklarını analiz edecektir. Analizler, ülke düzeyinde SKH’nin finansman ihtiyaçlarını değerlendirmesi için pragmatik bir yaklaşımla önerilerde de bulunacaktır.

Çok taraflı kalkınma bankaları, Nisan ayında IMF ve Dünya bankası ilkbahar grup toplantısında ortak yaklaşımlarını görüşeceklerdir. Onların, maddi finansman çözümlerini tespit etmeleri, haziran ayındaki Addis Ababa konferansının zeminini hazırlamak için bir hayli önem arz etmektedir – ve hatta, bu tespitler SKH’nin başarılı olarak uygulanması ve 2015 sonrası kalkınma gündemi için de bir hayli önem arz etmektedir.

[Bu yazı 18 Subat 2015’te Project Syndicate’de İngilizce olarak yayınlanmıştır.] [author] [author_image timthumb=’on’]http://www.project-syndicate.org/default/library/fbbbdcee932892f880ef456c9f1693ca.square.png[/author_image] [author_info] Mahmoud Mohieldin,  Dünya Bankası Grubu’nda Sekreter ve Başkanın Özel Temsilcisidir.[/author_info] [/author] [author] [author_image timthumb=’on’]http://www.project-syndicate.org/default/library/9ece9aa069ac6cac68373ad02e82a23b.square.png[/author_image] [author_info] Marco Scuriatti, Dünya Bankası Grubu’nda 2015 Sonrası Ajanda Özel Temsilciliği’nde Özel Asistan olarak görev yapmaktadır.[/author_info] [/author]

Yazar/Çevirmen Hakkında

Erhan Akkas

Yorum Yapın

Takip

Son Yazılar

Son Yorumlar

Kategoriler

Arşivler