Bir Kalkınma Hedefi Olarak Cinsiyet Eşitliği – Bjørn Lomborg

[Çeviren – Mehmet Sarı & Zeynep Sarıbaş ]

Birçok toplumdaki gelişmelere ve ilerlemelere rağmen, neredeyse her yerde kadınlar ciddi bir düzeyde ayrımcılıktan dolayı sıkıntı yaşamaktadır. Cinsiyet eşitliğinin ileri düzeyde olduğu ülkelerde bile kadınlar düşük maaşlı islerde yoğunlaşmakta, üst düzey devlet ve iş kademelerinde daha az bulunmakta ve de aile içi şiddete maruz kalmaktadır.

Gelişmekte olan ülkelerde, gidişat ise daha da kötü durumda. Birçok hadisede, geleneksel ve kültürel değerler kızların gerçek eğitim almalarını engellemekte, daha ergenlik çağında iken birçoğunun erkenden evlenmesine ve o yaşta çocuk sahibi olmalarına neden olmakta, banka hesabı açmalarına bile engel olmaktadır.

Yüzyılın sonunda, uluslararası kamuoyu hırslı bir hedef seti benimsedi: Binyıl Kalkınma Hedefleri. O zamandan bu yana cinsiyet eşitliği de dâhil olmak üzere çok yol kat edildi fakat hala önümüzde uzun bir yol var. Gelişmekte olan ülkelerde kızların okula gitmesi artık daha muhtemel olmakla birlikte hala yoksulluk, sağlıksız koşullar, yetersiz eğitim, ayrımcılık ve şiddetin yükünü orantısız bir şekilde yüklenerek büyüyorlar.

Dünyada çoğu insan erkek ve kadınlara eşit davranılması konusunda hemfikir ve ayrıca biliyoruz ki kadınları güçlendirmek ailelerin ve toplumların yoksulluktan kurtulması için oldukça etkin bir yöntem. Peki, en düşük maliyetle en yüksek cinsiyet eşitliğine nasıl ulaşabiliriz?

Kadın haklarını iyileştirmek üzere bir programın faydalarını ve maliyetlerini çalışmak kolay değil, fakat düşünce kuruluşum, Copenhagen Consensus’un bazı analizleri bazı yararlı fikirler sunuyor. Örneğin, aile planlama programlarına yapılan bir dolarlık yatırım $120 değerinde fayda getirebiliyor –oldukça yüksek bir getiri.

Birleşmiş Milletlerin 193 hükümeti dünyanın 2030’a kadarki kalkınma yaklaşımına rehberlik edecek bir sonraki uluslararası hedef setini hazırlarken bu bilgi şimdi özellikle ilgili. Birçok önemli hedef ve sınırlı kaynak olduğundan, zor kararlar alınmak zorunda. Bu durumda cinsiyet eşitliğini artırmak için hangi hedefler eklenmeli?

Hedefler arasında doğrudan karşılaştırma yapmanın kullanışlı bir yolu her birine ulaşmanın maliyetini ve her birine ulaşmanın faydasını analiz etmektir. The Copenhagen Consensus 60’dan fazla üst düzey ekonomistten eğitim, yiyecek ve enerji güvenliği ve kadına şiddeti bitirme konuları dâhil olmak üzere ilgili tüm konularda değerlendirme yapmasını istedi.

Cinsiyet eşitliğinin birtakım bileşenleri olduğu açık, fakat üreme yaşam fırsatlarını belirlemede anahtar meseledir. Özellikle, kadınların hamile kalıp kalmayacaklarına, ne zaman ve ne sıklıkla hamile kalacaklarına izin verilmesi doğumda daha ölüme ve daha az bebek ölümüne götürecektir. Ayrıca annelere çocuklarını yetiştirmek ve gelecek nesle yatırım yapmak için daha fazla zaman verecektir. Bu durumda aile planlama programlarına harcanan paranın bu kadar iyi bir yatırım olması şaşırtıcı değil.

Fakat ele alınması gereken başka cinsiyet hedefleri de bulunmakta. Kadına karşı şiddeti azaltmanın, onları yoksulluktan çıkarmanın ve toplumun tam ve eşit üyeleri olacak şekilde güçlendirmenin en iyi yolu erken evlilik ve doğum döngüsünü kırmaktır.

Bu kadar büyük bir değişikliği getirmek kolay değil, ama eğer kızlar okulda daha uzun süre kalırsa ve mezun olduktan sonra düzgün iş imkânları olursa daha geç evlenmeleri ve çocuk yapmaları muhtemel. Örneğin, kırsal Hindistan’da iyi maaşlı geri hizmet işverenleri rastgele seçilmiş köyleri üç yıl boyunca ziyaret ettiler. Kadın istihdamı arttı ve bu sürede 15-21 yaş arası kadınların evlenmesi ya da çocuk doğurması ihtimali %5-6 civarında azaldı. Dahası, daha iyi iş imkânların daha iyi eğitim almak için bir teşvik oldu. Sonuç olarak, bu bölgedeki genç kızlar daha uzun süre okulda kaldı ve kadınlar eğitim kurslarına kaydoldu.

Daha geniş kapsamda, farklı yaklaşımlardan ve ülkelerden kanıtlar gösteriyor ki kadınların ekonomik imkânlara ulaşımını geliştirmek için harcanan bir dolar sağlık, eğitim ve yoksullukla mücadelede $7’lık bir getiri sağlıyor. Diğer çalışmalar kızların eğitimini iyileştirmek için harcanan bir dolar da, harcanan her bir dolara karşılık $5’lık fayda sağlayan güvenilir bir yatırım.

Hakkında maliyet/fayda tahminlerine sahip olmadığımız ve şüphesiz oldukça iyi görünen başka pek çok cinsiyet eşitliği hedefleri bulunmakta. Örneğin, kadınlara eşit miras hakkı, sözleşme imzalama, iş kurma, ya da banka hesabı açma yetkileri verilmesi çok az maliyetlidir fakat çok kapsamlı ekonomik faydaları bulunmaktadır. Bununla birlikte bu faydaları yeterince nicel ifade edebilecek verilerimiz yok.

Benzer şekilde, kadınların siyasi temsiliyetini artırmanın faydaları çok hoş karşılanmakla birlikte ölçmesi zordur bunun yanında ise çok az maliyetlidir. Esasında, kadınların öncelikleri erkeklerinki ile eşdeğer öneme sahip olmaya başlayacaktır.

Cinsiyet eşitliği kadar karmaşık bir şeye ulaşmanın kolay yolu yok. Fakat ekonomik analizler en büyük faydayı nerede sağlayacağımızı bize gösterebilir. Açıkçası, uluslararası topluluk bir sonraki kalkınma hedefleri için öncelikleri belirlerken aile planlamasını dikkatli bir şekilde ele almalıdır. Ve artık beslenme, sağlık, yoksulluk ve çevre gibi konularla ilgili hedeflerle rekabet eden diğer cinsiyet hedefleri ile ilgili daha güçlü bilgilerimiz var.

[Bu yazı 17 Şubat  2015’de Project Syndicate‘de İngilizce olarak yayınlanmıştır.] [author] [author_image timthumb=’on’]http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/b/bf/Bj%C3%B8rn_Lomborg_1.jpg[/author_image] [author_info]Bjørn Lomborg, Copenhagen Business School’da yardımcı profesör, Copenhagen Consensus Center adlı çevre problemlerini ve çözümlerini mevcut en iyi analitik yöntemlerle çalışan merkezin kurucu ve yöneticisidir.[/author_info] [/author]

Yazar/Çevirmen Hakkında

1 Yorum

  • Kadın erkek eşitliği konusunda bence önümüzdeki en büyük engel gelecek neslin yetiştiriciliğinin kadının omuzlarında olmasıdır. Benim kendi fikrimce bu böylede olmalıdır ama objektif bir bakış açısıyla değerlendirilecek olunursa: bunun dez avantajları olduğu gibi avantajları da vardır. Çoğumuzun da hemfikir olduğu gibi genç nesillerin eğitimi önce evde aile ile başlar. Eğer annelerin eğitim seviyeleri ve kültür seviyelerinde gelişim sağlanabilirse, genç nesillerin temellerinin sağlam atılacağını düşünüyorum.

Takip

Son Yazılar

Son Yorumlar

Kategoriler

Arşivler