Devlet Kapitalizmi Kazanıyor mu? – Acemoğlu & Robinson

[Ceviri:  Serdar Serdaroglu, İlker Aykut, Kadir Yıldırım]

Ekonomik büyüme modellerinin asırlık yarışında son yıllarda devlet kapitalizmi üstünlük sağlıyor gibi görünüyor. Devlet müdahaleciliğinin muhtelif biçimlerine dayanan birçok Asya ülkesi son dönemlerdeki hızlı ve istikrarlı büyümeleri yanında ekonomik fırtınaları şaşırtıcı sürede atlatırken, ABD ve İngiltere gibi liberal kapitalizmin öncüleri 2012 yılında durgun performanslarını sürdürdü. Dolayısıyla ders kitaplarını yenilemenin zamanı geldi mi acaba?

201032ldp001
Fotograf the Economist dergisinden alinmistir

Aslında ekonomi, serbest piyasanın devlet müdahaleciliğinden veya devlet kapitalizminden dahi daha iyi olduğunu söylemez. Devlet kapitalizmi ile ilgili sorunlar ekonomik olmaktan çok siyasidir. Herhangi gerçekçi bir dünya ekonomisi piyasa başarısızlıklarıyla doludur, bu nedenle de müşfik (hayırsever) ve kudretli bir hükümet oldukça sık bir biçimde makul ölçülerde müdahalede bulunabilir. Fakat bu şekilde müşfik ve kudretli bir hükümete rastlayan var mıdır acaba?

Devlet kapitalizminin mantığını anlamak için daha önceki bazı örnekleri; sosyalist planlamacı ekonomiler ile piyasa başarısızlıkları ile mücadele etmeyi amaçlayan modern toplumlardan ziyade ilk çağ medeniyetlerinden örnekleri kastediyoruz; hatırlatmak faydalı olacaktır. Aslında, tarım ya da demokrasi gibi, dünya tarihinde devlet kapitalizminin de bağımsız olarak birçok defa keşfedildiği görülmektedir.

Akdeniz havzası çevresinde oluşan, siyasi seçkinlerin konakladığı bir şehir etrafında örgütlenen çok sayıda güçlü devletin olduğu Yunan Bronz Çağını düşünün. Bu devletlerin “para”sı ve temelde bir piyasaları yoktu. Tarımsal ürünü vergilendiren devlet, üretilen hemen her malı da kontrol ediyordu. Bu yapı ticareti tekelleştirmişti ve paranın yokluğunda tüm malları da resmi izinlerle naklediyordu. Aynı zamanda yiyecek ve hammaddeyi dokumacılara sağlıyor, karşılığında da onların üretimlerine el koyuyordu. Esasında söylenebilir ki, Yunan Bronz Çağı toplumları önemli biçimde devlet kapitalizmine benzer bir yapıya sahipti.

articleLarge_stca09.jpg
Fotograf the Economist dergisinden alinmistir

İspanyollardan önceki asırda büyük And (Andean) İmparatorluğunu kuran İnka’lar da aynı şeyi yapmıştı. Onlar da “para” veya “yazı”ya sahip değildi; fakat devlet on yılda bir sayımlar yapmış, kabaca 25.000 mil (40.000 kilometre) yol inşa ederken, bilgi dağıtımı ve toplanması için bir yaya haberci sistemini organize etmişti. Bu bilgilerin tamamını quipus olarak adlandırılan ve bugün okunamayan çetrefilli dizeler kullanarak kaydetmişlerdi. Bunların tamamı kaynak dağılımını merkezi planlama ve zorlamaya bağlayan devletin toprak ve emek üzerindeki kontrolünün bir parçasıydı.

Yunan Bronz Çağı şehirlerinden Knossos(Girit’te yer alan bir bölgedir), Mycenae(Miken) veya Pylos ile İnka İmparatorluğu, Sovyet Rusya, Kuzey Kore ve şu anda da Çin gibi birbirleri ile benzeşmeyen bu yapıların(toplumların) tümü nasıl oldu da devlet kapitalizmi ile sonuçlandı?

Bu sorunun cevabı devlet kapitalizminin ekonomik kaynakların etkin dağıtımıyla değil toplum ve ekonomi üzerindeki siyasi kontrolü (tahakküm) maksimize etmekle ilgili olduğunu fark etmenin altında yatar. Eğer devlet yöneticileri tüm üretim kaynaklarına ulaşabilir ve ellerinde tutabilirlerse bu durum her ne kadar ekonomik verimliliği gözden çıkartmaya denk düşse de siyasi kontrolü arttırır.

Şüphesiz ki dünyanın birçok bölgesinde devlet kapitalizmi devlet yapılarının güçlenmesi ile gelişmiş modern toplum ve ekonomilerin bir ön şartı olarak otoritenin merkezileşmesine yardımcı olmuştur. Ekonomi üzerindeki bu siyasi kontrol genellikle bir sorunsala dönüşür çünkü teorik olarak bu durum devleti sosyal refah ile etkin kaynak dağıtımından yoksun hale getirir.

Yunan Bronz Çağı veya İnka İmparatorluğunun devlet kapitalizmi ne ekonomik verimsizlik üzerinden ne de daha fazla bir ekonomik verimlilik oluşturma kaygısı üzerinden harekete geçmiştir. Devlet kapitalizminin yaptığı siyasi gücün arttırılmasına yardım etmek olmuştur.

Esas ikilem devlet kapitalizmi ile serbest piyasa arasında değil; dışlayıcı-sömürücü ve kapsayıcı-birleştirici kurumlar arasındadır. Dışlayıcı-sömürücü kurumlar(extractive institutions) siyasi güç ve bağlantılar ile birlikte eşit olmayan şartları, rant’ı ve geniş olmayan veya kısıtlı bir fayda kümesini üretir. Kapsayıcı kurumlar (inclusive institutions) ise büyük halk kitleleri için eşit seviyedeki şartları, birçok teşvik’i ve fırsatı oluşturmuş olur.

Burada devlet kapitalizmi için problem olan nokta; kapsayıcı kurumların devlet aygıtını kontrol edecek ve dengeleyebilecek düzeyde kuvvetli bir serbest piyasaya gereksinim duymasıdır. Bundan ötürü kamu mülkiyeti doğal olarak bu kapsayıcı toplumsal yapının en önemli öğelerini ortadan kaldırma eğilimdedir. Devlet kapitalizminin neredeyse hemen her zaman otoriter rejimler ve dışlayıcı-sömürücü siyasi kurumlar ile ilişkili olması şaşırtıcı sayılmamalıdır.

20121103_WBD001_0
Fotograf the Economist dergisinden alinmistir

Burada kastedilen kontrolsüz piyasaların onaylanması değildir. Devlet, modern toplumda haklı olarak merkezi bir rol oynamaktadır. Modern ekonomik büyüme kapsayıcı kurumlar altında bile sıklıkla derinleşmiş eşitsizlikler yaratır ve oyun alanlarındaki dengeyi bozar. Böylece bu kapsayıcı kurumların hayatta kalmalarını tehlikeye sokar. Modern düzenleyici ve yeniden dağıtımcı devlet, belirli kısıtlar altında bu problemleri telafi edebilir. Fakat bu yapının başarısı kritik bir şekilde toplumun devlet üzerindeki kontrolüne bağlıdır, tersi bir durum değil.

Devlet kapitalizminin başarısının onun üstünlüğünü gösterdiğini iddia etmek arabayı atın önüne sürmektir. Evet, Güney Kore devlet kapitalizmi altında hızla gelişmiştir ve Çin de günümüzde bunun aynısını gerçekleştirmektedir. Fakat devlet kapitalizminin ortaya çıkması, bu ülkelerde ekonomik büyümeyi sağlamanın başka bir yolunun bulunmayışından değil, devlet kapitalizminin burada mevcut güç yapılarını istikrarsızlaştırmadan büyümeyi sağlamasından ötürüdür. Çin’deki devlet kapitalizminin dehası sadece çiftçilere fiyat teşvikleri sağlaması ve sonrasında da şehir piyasalarının liberalleşmesini idare etmesinden değil, aslında kaynakların dağılımını iyileştirirken Komünist Parti seçkinlerinin hâkimiyetini de garanti altına almasından ileri gelmektedir.

Devlet kapitalizmi, ekonomik büyüme hızını keserek nihayetinde dursa bile mevcut seçkinler sistemi sürdürebildiği ve ondan faydalanabildiği müddetçe devam edecektir. Burada ekonomik büyümenin eninde sonunda duracak olmasının önemli bir sebebi var. Sürdürülebilir ekonomik büyüme kapsayıcı kurumların varlığına dayanır, çünkü teknolojik gelişme ile yaratıcı yıkım ve onun sebep olduğu istikrarsızlık buna bağlıdır. Devlet kapitalizmi hususi olarak ve dışlayıcı-sömürücü kurumlar da genel olarak ekonomik büyümeyi bir süre destekleyebilirler. Ama bu durum, sadece Güney Kore’nin 1960’lardan 1980’lere kadar yaşadığı bir çeşit telafi-eden büyüme(catch-up growth) altında olduğu gibi toplum ve ekonominin radikal bir şekilde dönüşmesinin öncesindedir.

Telafi-eden büyümenin(catch-up growth) kolay lokması yendikten sonra, Çin’de olduğu gibi, yalnızca kapsayıcı kurumların destekleyebileceği ve devam ettirebileceği ekonomik ve toplumsal özgürlükler, yenilik ve istikrarsızlık ile seçkinlerin hizmetinde olan ekonomik, siyasi ve toplumsal kontrol arasında bir seçim yapmak zorunlu hale gelir.

[Bu yazi 31 Aralik 2012’de Project Syndicate‘de ingilizce olarak yayinlanmistir]

[author] [author_image timthumb=’on’]http://iktisat.biz/wp-content/uploads/2015/02/acemoglu3.jpg[/author_image] [author_info] Daron Acemoglu, MIT’de Ekonomi Profesörüdür.  Ulusların Düşüşü-Güç, zenginlik ve yoksulluğun kökenleri- isimli kitabın iki yazarından biridir .  [/author_info] [/author]

[author] [author_image timthumb=’on’]http://iktisat.biz/wp-content/uploads/2015/02/051105_Robinson_James_605.jpg[/author_image] [author_info] James A. Robinson, Harvard Universitesi’nde Kamu Yönetimi Profesör’üdür.Ulusların Düşüşü-Güç, zenginlik ve yoksulluğun kökenleri- isimli kitabın iki yazarından biridir
[/author_info] [/author]

 

 

 

 

Yorum Ekleyin

Yorum yapmak için tıklayınız