Neden Siyaset Bilimi Doktorası Yapıyorum?

Lisans ve yüksek lisans düzeyinde İktisat eğitimi almış biri olarak sürekli “Neden Siyaset Bilimi doktorası yapıyorsun?” sorusuna muhatap olmaktayım. Ayrıca iktisat.biz kadrosundan değerli arkadaşım Faruk Pınar’ın “Lisans eğitimini siyaset bilimi gibi sosyal bilim alanlarında yapmayın” temalı çalışmasından sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Aslında yüksek lisansımı tamamladıktan sonra uzun bir süre hangi alanda çalışma yapacağıma karar veremedim. İktisat yüksek lisansımı Amerika’da ana akım iktisat eğitimi veren bir yer olan The University of Iowa’da yaptıktan sonra İktisat doktorası yapmamaya karar vermiştim.

Neden mi? Özellikle kalkınma konuları çalışmak isteyen biri olarak ekonomik kalkınmada politik kararların önemli yeri olduğuna inanıyordum ama İktisat doktorasında farklı ülkelerdeki politik kararların alınma süreçleri, sonuçları ve kalkınma sürecine nasıl etkisi olduğunu çok iyi çalışamayacağımı düşünmüştüm. İktisat alanındaki büyüme modellerini çalışanlar, bu modellerde farklı ülkelerdeki siyasi gelişmeleri denklemlere yerleştirmenin ne kadar zor olduğunu takdir edeceklerdir.

   Siyaset Bilimi doktorasına farklı ülke deneyimlerini inceleyebilip, kalkınmaya siyasi süreçlerin nasıl etkisi olduğunu araştırabileceğim düşüncesiyle başladım. Doktoraya başladıktan sonra özellikle Siyaset Bilimi alanında yapılan nicel ve nitel araştırma yöntemleri arasındaki tartışmalar bu konudaki düşüncemin daha da gelişmesine sebep oldu.

20101218_xwd001
Fotograf the Economist dergisinden alinmistir

   İktisatçı arkadaşlar kendi alanlarında böyle bir tartışma olmadığının farkındadırlar sanırım, çünkü yıllar önce İktisat alanında nicel yöntemler hâkimiyetini kabul ettirmiş ve bunun dışında araştırma yöntemlerinin araştırmalarda kullanılmasının önünü kesmiştir.  Ana akım İktisat teorisinin hâkimiyeti de bir anlamda bu metodolojik hâkimiyetinden gelmektedir. Aşağıda özetle metodolojik tartışmaya değinip neden Siyaset Bilimi doktorası yapılabileceğini vurgulamak istiyorum. Ayrıca şunu da belirteyim: istatistik, ekonometri, matematik, programlama gibi konuların ben de çalışılması taraftarıyım ve bu konuların eğitimine lisans seviyesinde başlanmasını savunuyorum. Karşı olduğum, bilimsel araştırmalarda tek bir metodolojik yöntemin bir alanda (örnek: iktisat) başka yöntemlere yer vermemesidir. Siyaset Bilimi nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanılabildiği sosyal bilimlerden biridir ve bu anlamda çoğulcu bir alandır.

Nicel yöntemlerde temel amaç araştırmalarda genellemelere ulaşabilmek ve nedensel etkileri bulmak (causal effect) olmuştur. Bunu yapabilmek için de veri toplama araştırmanın ön koşullarından biridir. Belirli bir konuda uzun yıllara dayanan veri yoksa, teorik çerçevenin dışında deneysel bir çalışma yapmanız çok zorlaşır. Mesela, yüksek lisans yaparken bir derste bir arkadaş çoğu çalışmanın neden Amerika üzerine yapıldığını sorduğunda hocanın verdiği cevap çok açıklayıcıydı: “Çünkü Amerika’da çoğu başka ülkede olmayan veriye rahatça ulaşabiliyoruz.” Genelleme amacı, bilimsel araştırmalarda aykırı vakaların analizlerini ve aykırı olma sebeplerini ortaya çıkarmayı zorlaştırır. Mesela, Acemoğlu ve Robinson (2013)’ın ünlü kitabı “Ulusların Düşüşü” genel olarak demokratik sistemlere sahip, kurumların daha kapsayıcı olduğu sistemlerin (inclusive institutions) olmayanlara göre iktisadi kalkınmada daha önde yer alacaklarını vurgular. Bu sonuç iki yazarın geçmişte bu alanda yaptığı pek çok bilimsel araştırmanın da özeti mahiyetindedir. Ancak bu genellemenin sonucunda aklınıza şöyle bir soru gelebilir: o zaman yıllardır demokratik olan Hindistan neden otoriter Çin’in karşısında ekonomik kalkınma anlamında çok geride kalmıştır? Bu sorunun cevabını verebilmek için Hindistan ve Çin’i vaka analizi çerçevesinde daha detaylı incelemeniz, tarihsel, siyasi, toplumsal gelişmelerin ekonomik kalkınmaya etkisini incelemeniz gerekir ve bunu İktisat alanında doktora yapıyorsanız yapamazsınız ama Siyaset Bilimi, Sosyoloji gibi alanlarda yapabilirsiniz.

Nitel araştırmalarda temel amaç sınırlı genellemeler yaparak nedensel mekanizmayı (causal mechanism) ortaya çıkarmaktır. Bunun için de vaka analizleri, özellikle ülke karşılaştırmaları ve siyasi, sosyal, ekonomik süreçlerin detaylı incelenmesi gerekir. Örnek vermek gerekirse, para politikalarının ekonomide en etkili siyasal araç haline gelmesinin tarihsel bir geçmişi vardır ve 1970’lerden önce para politikalarının değil, mali politikaların daha ön planda olduğu paradigma hakimdir. Hall (1993) bu süreçleri daha çok İngiltere bazında, Blyth (2002) ise Amerika ve İsveç bazında inceleyerek ekonomik paradigmanın bu ülkelerde hangi süreçlerin sonunda değiştiğini ortaya koymuştur. İktisat doktorasında para politikasının ekonomiye etkisini farklı yöntemlerle inceleyebilirsiniz ama neden para politikasının ön planda olup diğer politika araçlarının geri planda kaldığını açıklamaya çalışamazsınız.

Sonuç olarak, Siyaset Bilimi doktorası yapan biri olarak matematiksel yöntemlerin, istatistik, ekonometri alanlarının ve bilgisayar programlama eğitimlerinin önemini ve lisans seviyelerinden başlayarak her alanda yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak, özellikle İktisat bölümlerinde İktisat Tarihi, İktisadi Düşünce Tarihi, Politik Ekonomi alanlarının yaygınlaştırılması, öğrencilerin vaka analizleri üzerinden iktisadi bilgilerini geliştirebilmeleri gerektiğini de düşünüyorum. İki sene önce katıldığım bir seminerde, ünlü bir iktisatçı araştırmasının sonuçlarından birinin “Politics matters!” (Siyaset önemlidir!) olduğunu söylemişti. Siyaset hayatın her alanında olduğu gibi iktisadi gelişmelerde de çok önemli etkiye sahip. Umarım iktisatçılar siyasete gerektiği önemi vererek araştırmalarını sürdürürler ve zenginleştirirler.

Acemoğlu, D. ve Robinson, J. 2013. Ulusların Düşüşü. Doğan Kitap.

Blyth, M. 2002. Great Transformations: Economic Ideas and Institutional Change in the Twentieth Century. New York: Cambridge Univ. Press

Hall, P. A. 1993. “Policy paradigms, social learning and the state: the case of economic policymaking in Britain”. Comparative Politics, 25: 275–96.

[author] [author_image timthumb=’on’]http://iktisat.biz/wp-content/uploads/2015/01/myagci.jpg[/author_image] [author_info] Mustafa Yagci, Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde Lisans, Amerika’nın önemli üniversitelerinden Iowa’ da yine Ekonomi alanında yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Koç Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünde Politik Ekonomi üzerine doktora eğitimine devam etmektedir. İlgi alanları:  Uluslararası Ekonomi Politik, Kalkınmanın Ekonomi Politiği, Karşılaştırmalı Siyaset, Kamu Politikaları [/author_info] [/author]